Elbette yüreğimiz yanıyor. Öldürülen, katledilen, vahşete maruz kalan çocuklara, kadınlara, savunmasız sivillere gerçekten çok üzülüyoruz. İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği katliamın yürek yakan pek çok tarafı var. Medeniyet(!) denilen tek dişi kalmış canavarın yaşanan onca vahşeti sadece seyretmesi insanlık adına gerçekten utanç verici. Bütün dünyanın gözleri önünde sürdürülen bu kışımı durdurmak için kılını kıpırdatmayanların o yanan ateşin bir gün kendilerini vurmasını diliyorum. Filistin’de yaşanan onca katliamın ve insanlık suçunun özellikle İslam Dünyası denilen yaşayan ölüler diyarında bile yeterince infial uyandırmadığına şahit olmak insanın acısını bir kat daha arttırıyor. Adamlar sahip oldukları saltanatları tehlikeye girmesin sahipleri iplerini çekmesin diye üç maymunu oynamaktan geri durmuyorlar. Filistin’de çocukların, kadınların ve savunmasız sivillerin katledilmesinin üzerinde tepinircesine dünyanın en pahalı festivalini ve eğlencesini düzenleyenlere söylenecek hiçbir şey yok. Filistin, Gazze emin olun onların umurlarında değil…

Her neyse… Gazze de yaşananlar bizim yüreğimizi yakarken, asıl gündem yani geçim meselesi ve ekonomi gölgede kaldı. Emeklilerin ikramiye meselesi, çalışanların ikramiyeden muaf tutulması tartışmalarının üzeri örtüldü. Bunun yanında bugün Ekim ayı enflasyon rakamları açıklanacak. Açıklanacak rakamlar ne kadar gerçek onu bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki enflasyon rakamları nerede ise 15 günde bir revize ediliyor. Sakın yanlış anlamayın aşağı doğru değil yukarı doğru.. Yani yaşananlardan hareketle rakamlar sürekli yukarı doğru küçük küçük revize ediliyor. Enflasyon rakamlarının2024 yılının ortalarından itibaren düşeceği açıklanmış ise de bu tarih bile öteleniyor. Düşünün bugün yüzde 70’lerdeki enflasyon rakamlarının önümüzdeki yıl yüzde 40’ın üzerinde olacağı bugünden ilan ediliyor. Bu yıl gerçekten yüzde 70 mi fakirleştik dersiniz?

Geçtiğimiz gün evden gazeteye gelirken bir tanıdıkla karşılaştık. Otobüste biraz sohbet ettik. Sohbetin konusu ister istemez ekonomi oluverdi her zamanki gibi… Kendisinin maaşının 7 Bin 700 TL olduğunu öğrendiğini belirterek, “Ben halen Bağ-Kur’a bağlı olarak çalışıyorum. Bize 5 Bin TL ikramiye ödenecek mi?” kendisine tabii ki olumsuz cevap verilince de, “En düşük memur maaşı 22 Bin TL değil mi? Neredeyse bizim 3 katımız maaşı memurlara verirken emekliye 7 Bin TL ile geçin demek insafsızlık” dedi.. Sonra biraz hayıflandı, sağa sola başını döndürdükten sonra, “demek ki çalışmasak açız yahu!” diye söylendi.. Gerçekten de öyle. Emekli “enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” masalları ile avutulurken ağzına çalınan bir parmak bal ile “tamam şimdilik bununla idare edin” deyip hayalleri ötelenen insanların gerçekten perişan olduklarını görüyorsunuz.

Uzmanları diyor ki; “Yerel seçimlere kadar durumu idare edin!” sonrasında daha ağır ekonomik önlemler alınacak diye uyarıyorlar. Zavallı zor durumdaki vatandaş da şöyle diyor, “Şimdi kötünün kötüsünü yaşıyoruz. Bundan daha kötüsü ne olabilir ki?!” Demek ki vatandaş özellikle emekliler için bugünler iyi günlermiş diye düşünmeden edemiyor insan. Zira enflasyonu düşürmek isteyen ekonomi yönetimi her ne kadar “emeklimizi çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” diyorsa da, “enflasyonun sebebi uygulanan ücret politikaları” diyerek ters köşe yapabiliyorlar..

Şimdi emekli askıda ekmek, pazarda çıkma ürün bekliyor. Önümüzdeki dönemde işler biraz daha kötüleşirse askıda ekmek sırasına bile giremeyecek insanlar. Gazze de yaşanan asıl gündemi gölgede bıraktı derken anlatmak istediğimiz tamda buydu işte. Savaşta yaşananlar önemli ama vatandaşın geçim savaşı da çok önemli…

Allah milletimizin yardımcısı olsun.