Gündem bu ara biraz yavaş.
Yaşam durdu sanki.
Kalbi daha az çarpıyor.
Hayat daha gerçekçi.
Daha kabul edici.
Bir bayram daha geride kaldı.
Üçüncü günü bayramlaşma törenleri yapıldı.
Bu kentte sürekli “kavga istemiyoruz” söylemleri dönerken bir bayram daha geçti gitti.
Çeşitli siyasi partilerde bayram törenleri yapıldı.
AK Parti, CHP, MHP, Saadet Partisi ayrı ayrı programlar düzenledi.
Hepsine sorsanız “bayramda küslük olmaz” der…
Ama bu bayramda bir siyasi parti diğeriyle bayramlaşayım demedi.
AK Parti CHP’ye, CHP MHP’ye uğramadı.
Söylemde barış denilir, uygulamaya konulmaz.
Bu bayram yavaş geçti biraz.
Yağmurlu geçti.
Belki de hayat gibi…
Siyasi partilerin salonlarında bayram vardı belki ama sokakta eksikti.
Kürsülerde birlik vurgusu yapıldı, cümleler özenle seçildi, mesajlar verildi.
Ama o mesajlar kapının dışına çıkmadı.
Çünkü bayramlaşmak sadece aynı masaya oturmak değil, birbirine yaklaşmayı göze almaktır.
Bir fotoğraf karesine girmek değil, bir adım atmaktır.
O adım atılmadı.
Her parti kendi içinde bayramlaştı.
Kendi seçmeniyle, kendi diliyle, kendi doğrularıyla…
Sınırlar çizildi, o sınırların dışına çıkılmadı.
Oysa bayram dediğin biraz da o sınırların silikleştiği zamandır.
İnsanın kendine bile geri döndüğü, kırgınlıkların hafiflediği bir aralıktır bayramlar…
Ama siyasette kırgınlıklar korunuyor.
Hatta bazen besleniyor.
Çünkü gerilim yer yer bir ihtiyaç gibi yaşatılıyor.
“Kavga istemiyoruz” deniliyor ama kavgasız da kalınamıyor.
Sert cümleler geri çekilmiyor sadece bayramlık bir dile çevriliyor.
Sonra bayram bitince her şey kaldığı yerden devam ediyor.
Belki de bu yüzden bu bayram biraz daha sessizdi.
Bir eksiklik hissi vardı.
Adı konulamayan bir mesafe…
Yağmur da durmadan yağdı.
Sokaklar boşaldı, ziyaretler kısaldı.
İnsanlar evlerine çekildi.
Belki de ilk kez, bu kadar açık görüldü!
Aynı şehirde yaşayanlar, aynı bayramı yaşamıyor aslında.
Siyaset, insanlara yakınlaşmayı değil, uzak durmayı öğretiyor çoğu zaman.
Ve bu mesafe bayram günlerinde bile kapanmıyorsa orada söylenen sözlerin pek bir karşılığı kalmıyor.
Bir bayram daha böyle geçti.
Sakin, yavaş, biraz eksik.
Ama belki de bu eksiklik bir işarettir.
Söylenenlerle yapılanlar arasındaki farkın artık daha görünür olduğunun işareti…
AK Parti kendi bayramını yaşadı.
CHP kendi bayramını.
MHP kendi çizgisinde kaldı.
Saadet Partisi kendi çevresinde…
Aynı şehirde, aynı gün, aynı bayram…
Ama ayrı ayrı dünyalar.
Oysa bayram dediğin biraz da karşı mahalleye gitmektir.
Kapıyı çalmak, mesafeyi azaltmaktır.
Zor olanı denemektir.
Hiçbiri o kapıyı çalmadı.
Belki istemediler.
Belki gerek görmediler.
Belki de alıştılar bu mesafeye…
