Akaryakıt fiyatlarında yaşanan baş döndürücü değişim artık sadece araç sahiplerinin değil, toplumun her kesiminin gündelik yaşamını doğrudan etkileyen bir ekonomik çıkmaza dönüşmüş durumda. Bir gece yarısı gelen indirim haberiyle sevinen vatandaş, ertesi gün yeni zam beklentisiyle yeniden kara kara düşünmeye başlıyor.
Son olarak motorinde pompaya yansıyan 5 lira 58 kuruşluk indirimin ardından bu kez yeni zam beklentisi gündemde. Sektör kaynaklarına göre motorinin litre fiyatına 12 Mayıs saat 00.01 itibarıyla 2 lira 71 kuruşluk zam bekleniyor.
Yani vatandaşın yüzünü güldüren indirim, daha etkisini hissettirmeden yeni bir zamla geri alınmak üzere. İşte tam da bu yüzden vatandaş artık akaryakıt tabelalarına umutla değil, endişeyle bakıyor.
Bu tablo Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de aynı kaygıyla takip ediliyor. Sabah aracına binip işe gitmek zorunda olan memur, çocuğunu okula bırakıp ardından mesaisine yetişmeye çalışan anne-baba, gün boyu direksiyon sallayan taksici, servisçi, minibüsçü, kurye, çiftçi, esnaf…
Herkes aynı soruyu soruyor: “Bugün depoyu doldursak mı, yoksa yarın daha mı pahalı olacak?” Eskişehir gibi öğrenci nüfusunun yoğun olduğu, şehir içi ulaşımın ve ticari hareketliliğin canlı olduğu bir kentte akaryakıt fiyatlarındaki her oynama doğrudan hayatın ritmini etkiliyor. Çünkü mesele sadece pompada ödenen rakam değil. Mazota gelen her zam; şehir içi taşımacılıktan servis ücretlerine, market raflarındaki fiyatlardan pazarcı esnafının taşıma maliyetine kadar zincirleme bir etki yaratıyor.
Bugün motorine gelen zam, yarın Eskişehir’de semt pazarında domatesin, biberin, patatesin fiyatına yansıyor. Bugün nakliye maliyeti artıyor, yarın organize sanayi bölgesindeki üreticinin gideri yükseliyor. Bugün akaryakıt pahalanıyor, yarın bunun faturası doğrudan vatandaşa kesiliyor. Eskişehir’in özellikle son yıllarda artan yaşam maliyetleri karşısında zaten zorlanan dar gelirli kesimleri için bu dalgalanmalar artık tahammül sınırlarını zorluyor.
Emekli hesabını şaşırmış durumda. Asgari ücretli ay sonunu getirme telaşında. Esnaf maliyet hesabı yapamaz hale gelmiş. Öğrenci ulaşım giderlerinin artıp artamayacağını düşünmekten sosyal yaşamdan fedakarlık yapmak zorunda kalıyor. Hal böyleyken akaryakıtta yaşanan “indir-bindir” trafiği vatandaşta güven oluşturmuyor; tam tersine belirsizliği büyütüyor. Bir gece yapılan indirim “müjde” olarak sunuluyor, birkaç gün sonra gelen zam haberi ise sessizce pompaya yansıyor. Vatandaş da doğal olarak soruyor: Bu nasıl indirim?
Sevincini yaşamaya fırsat bulamadan geri alınan bir düşüş gerçekten indirim sayılır mı? Ekonomide istikrarın en temel göstergelerinden biri öngörülebilirliktir. İnsanlar yarın neyle karşılaşacağını bilmek ister. Ama bugün Eskişehir’de de Türkiye’nin dört bir yanında da kimse birkaç gün sonrasının akaryakıt fiyatını tahmin edemiyor. Asıl sorun tabeladaki rakamların yüksekliği kadar, sürekli değişiyor olmasıdır. Çünkü belirsizlik, zamdan bile daha yıpratıcıdır. Yaşadığımız ve içine düştüğümüz durum tam da budur ve yarını öngörememek, maliyet hesabı yapamamak ve sonunda piyasalarda yaşanacak durgunluk.. Herkesi doğrudan etkileyebilecek en önemli sorun belirsizlik ortamıdır.
Ve ne yazık ki bu tabloda değişmeyen tek gerçek şudur: İndirim haberiyle umutlanan, zam haberiyle yeniden sarsılan yine Eskişehirli vatandaş oluyor.