Geçtiğimiz hafta ki köşe yazımızda gündeme getirdiğimiz Huzur, Erenköy ve Karapınar mahallelerinin imar sorunu sonrası telefonlarımız susmadı. Yazımızda “bu mahalleler üvey evlat mı?” sorusunu sorduk. Maksadımız mahallelerin mezbele alanı olmasına ve yine mahalle sakinlerinin doğup büyüdükleri evleri terk etmek zorunda kalmalarına dikkat çekmekti.

Dede Mahallesi muhtarı ile de görüştük. Mahallenin acilen dönüşüme ihtiyacı olduğunu söyledi. Mahallesinde yıkılması gereken metruk evlerin fazla olduğunu, acilen yıkılması gerektiğini, yıkılan alanlarının da temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Burada gündeme getirdiğimiz imar sorunu belki de alt yapı eksikliği gibi başka sorunlarında zincirleme gündeme gelmesini sağladı. Niyetimiz “bağcıyı dövmek” değil. Niyetimiz “üzüm yemek!” Bu sorunlara asla siyaseten bakmıyorum. Nerede bir sorun varsa, onun çözümüne bir nebze katkı yapabilirsek kendimizi mutlu hissedeceğiz. Görevimiz sorunları gündeme getirerek çözüme katkı sağlamak.

“2 Eylül Mahallenizde, Muhtarlar Konuşuyor” projesini başlatırken bu kadar büyük ilgi ile karşılanacağını gerçekten beklemiyordum. Şöyle ki; nereye el atsak bir başka sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Şehir hepimizin ortak paydası ve yaşam alanı. Sorunlarına hiç birimiz kayıtsız kalamayız.

Aklıma gelmişken; yıllar önce “afet riskli alan” muhabbetine kurban edilen Gündoğdu Mahallesi ile ilgili bugüne kadar atılmış tek somut adım var mı acaba? Yazıldı. Çizildi. Çok konuşuldu. Sorun çözüldü mü? Yine seçime doğru yaklaşıyoruz. Merak ediyorum doğrusu çözüm adına bu sefer ne diyecekler?

Elbette sorunları sadece gündeme taşımak yetmez. Şehri yöneten bütün aktörlerimizin "şehir bizimdir” prensibinde birleşebilmeleri ve ortak hareket edebilmeleri gerekmektedir. Gerisi teferruattan ibarettir.

Atalarımız demişler ki “dünyada mekan ahirette iman!” Bu gezdiğimiz mahalleler giderek daha perişan hale gelmeden, mezbele ve metruk evler daha fazla çoğalmadan buna bağlı olarak da asayiş olayları daha da artmadan bizi yönetenler lütfen bu insanlarımız için bir araya gelin. Buralara gidin. Buraları gezin ve vatandaşları ile turist misali değil gerçekten samimi olarak konuşun.

Gezdik. Muhtarlar ile konuştuk. Vatandaşlar ile konuştuk. Konuştukça, sordukça “bir dokunduk bin ah işittik!”

KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN...

Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu, huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle; Herkesin Mübarek Kurban Bayramlarını şimdiden tebrik ediyor iyi bayramlar diliyorum.