İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre geçtiğimiz gün yılsonu değerlendirme toplantısı düzenledi. Değerlendirme toplantısında eğitim öğretim ile ilgili çarpıcı rakamlar verdi. Ancak bu bilgilendirmede benim dikkatimi çeken ve bana göre velilerin en çok merak edeceğini düşündüğüm, her yıl tartışma konusu olan “kayıt parası” ile ilgili de bir şeyler söyledi. Gazeteniz 2 Eylül’de yer alan bilgilere göre Sayın Pervin Töre “kayıt parası olayını sonlandıracaklarını” ifade etti.

Sayın Töre; tuttuğunu koparan ve de oldukça çalışkan bir bürokrat. Eskişehir’de çok şey yaptı. Yapıyor. Ancak “kayıt parası” ile ilgili açıklaması bana pek de inandırıcı gelmedi. Umarım ki bu uygulamayı sonlandırırda, yılların alışagelmiş bir sorununu çözmüş olur. Bizler de kendisine yürekten teşekkür ederiz.

Doğrusu dar ve sabit gelirli bütün velilerin beklediği de bence budur. Yıllardır “kayıt parası” tartışması hiç bitmedi. Hatta her kayıt döneminde bu konuyla ilgili sürekli açıklamalar yapıldı. Doğrusu yasal anlamda, “kayıt parası” diye bir uygulama yok. Okul yöneticileri kendileri ile ilgili kamuoyuna yansıyan haberlerde “biz kayıt parası almıyoruz” şeklinde cevap verseler de, veliler tarafından okula ödenen bir bedel hep oluyor.

Gerçekte ise bu ödeme “bağış” adı altında yapılıyor. “Bağış” gönüllülük esasına dayanmasına rağmen velilere sorduğunuzda “zorunlu bağış” bir bakıma “haraç” şikayetinin ön plana çıktığını sağır sultan dahi biliyor. Şimdi bu konuda atılması gereken en önemli adım “kayıt parası ve her türlü bağış” sonlandırılacak şeklinde açıklama yapılsa, sanki daha inandırıcı bir değerlendirme olurdu.

Okul aile birlikleri olduğu müddetçe velilerin hangi ad ile olursa olsun çocuklarını kaydettirmek için bir bedel ödediğini biliyoruz. Aslında sayın Töre; okullardaki okul aile birliklerinin hangi ad ile olduğu pek de önemli değil velilerden aldıkları bağışları inceleyiverse, ne demek istediğimiz rahatça anlaşılacaktır.

Dikkat çekilmesi gereken husus bu bedelin zengin fakir fark etmeden hiç kimse tarafından ödenmemesi olmalıdır. Çünkü sosyal devlette, devlet okullarında eğitim öğretim parasız mı parasız. Öyle değil mi? Parası olanda zaten çocuğunu, sayın Töre’nin de toplantıda sayısını belirttiği özel okullara göndermektedir.

Devlet okuluna çocuğunu gönderen velilerin büyük çoğunluğunun ortalama gelir düzeyi asgari ücret seviyelerinde. Burada üzerinde durulması gereken orta ölçekli ailelerin korunması olmalıdır. Bunu başarabildiğimiz ölçüde söz konusu “kayıt parası” tartışmalarının önüne geçebiliriz. Dolayısıyla, söylenen sözlerden ziyade uygulamalara bakmak lazım.

Sorunu eğer kökünden çözmek istiyorsak çok net ifadelerle; her ne ad altında olursa olsun açık şekilde okullarda gerek yönetimin gerekse okul adına para toplayan birliklerin para almasını sonlandırmak gerekiyor.

Kayıt dönemlerinde çocuğu ilkokula başlayacak olan velilerden öğretmen tercihine göre borsa misali uygulama yapıldığı ile ilgili şikayetler geliyor. Bu şikayetler sadece okul bazında değil, öğretmen tercihlerinde de yaşanmaktaymış. Hal böyleyse vay halimize.

Böyle tercihlerin velilerin önüne sunulması sizce eğitimdeki fırsat eğitliğinin de dibine bomba konulması anlamına gelmiyor nu? Ha bu arada, hem okul hem öğretmen tercihi söz konusu olduğunda telaffuz edilen rakamlar gerçekten insanın beynini yakıyor.

Biz bundan öncede “kayıt parası alınmayacak” sözünü Milli Eğitim Bakanları başta olmak üzere pek çok yetkilinin ağzından yıllarca defalarca duyduk. Maalesef hep lafta kaldı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi önemli olan söylemler değil, icraatlar olmalıdır.

Tabi ki, kayıtlar başladığında özellikle takip edeceğiz. Neticede “cek, cak” lar ile bu işler olmuyor...