Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum’a “Çakma CHP’li” demesi üzerine gündem bir an da değişti.
Bu tartışmayı daha önceki yazılarımda da ele almıştım ve bugün geldiğimiz noktada söylediklerimin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha görmek mümkün.
Haydar Çorum, Demokratik Sol Parti’den aday olarak seçilmiş olsa da bugün sağ partilerle aynı masada oturuyor.
Bu durumda bırakın CHP’li olmayı solculuktan bile bahsetmek mümkün değildir.
Siyaset ilkesizlik üzerine inşa edilemez.
Ve ne yazık ki Çorum’un pratiği tam olarak bunu gösteriyor.
Konuyu Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a Meltem Karakaş arkadaşımız yöneltmiş.
Kurt çok fazla yorum yapmasa da mesajını çok net vermiş.
Sözleri aslında durumu çok açık şekilde ortaya koyuyor diyebilirim.
“Kimin hangi siyaset içinde kalacağına, hangi partide kalacağına kendisi karar verir. Ama ben şunu vurgulamak isterim: Sayın Haydar Çorum’un yüzüne karşı söyleyemeyeceğim hiçbir şeyi kamuoyuna söylemem. Dolayısıyla ben daha önce bunları konuştum yüz yüze. Haydar Bey’in CHP’ye geçmesi gerekir. CHP bütün Türkiye’de belediyeleri kazanırken Mihalıççık’ta aday çıkarmamıştır. Bu acizliğinden değildir. CHP’nin büyüklüğünden kaynaklanır. Haydar Bey bunu kavrayamamış diye düşünüyorum.”
Burada alt mesaj çok net.
CHP Haydar Çorum’dan büyüktür.
DSP’den aday olan ve seçimi kazanan Çorum aslında bu başarıyı şahsi yeteneğiyle değil, CHP’nin Mihalıççık’ta aday çıkarmaması sayesinde elde etmiştir.
DSP’nin ülke genelinde herhangi bir siyasi ağırlığı yoktur.
Yani Haydar Çorum, reytingi olmayan bir partiden çıkıp belediye başkanı olmayı başarmış olabilir ancak bu başarı CHP’nin stratejik boşluğu ve gizli desteği sayesindedir.
Bu noktada Kazım Kurt’un ifadelerindeki alt mesajı okumak şart.
Demokratik Sol Parti’de siyaset yapmak artık anlamını yitirmiştir.
Demokratik Sağ Parti’nin sözcüsü konumundadır.
Haydar Çorum’un sürekli olarak CHP içindeki bazı kişilerden rahatsız olduğunu öne sürerek partiye kapısını kapatması geçerli bir gerekçe olamaz.
Siyaset kişisel dargınlıkları ve kırgınlıkları bir kenara bırakmayı gerektirir.
Olgunluk tam da bu noktada ortaya çıkar.
Dolayısıyla Haydar Çorum’dan DSP’den derhal istifa ederek bağımsız bir şekilde yoluna devam etmesini bekliyoruz.
CHP’ye katılmamakta inat eden Çorum, bağımsız kalarak da önemli bir hamle yapabileceğini düşünüyorsa bunun siyasi olarak çok sınırlı ve riskli olduğunu bilmelidir.
Eğer bağımsız kalmayı tercih ederse, hiçbir kurumsal destek alamayacak, siyasi anlamda savrulacaktır.
Öyleyse bir öneri sunalım!
Eğer Haydar Çorum, sağ partilerle yan yana olmaya karar vermişse ve siyasette pragmatizmi esas alacaksa o zaman AK Parti rozetiyle yola devam etmesi en azından samimi ve dürüst bir hamle olacaktır.
Bugünkü haliyle sağ-sol ortaklığının içinde kalmaya çalışması hem siyaseten hem de ahlaken çelişkili bir durum yaratmaktadır.
Özetle Kazım Kurt haklıdır.
CHP büyüktür.
İlçe seçimlerinde gösterdiği stratejik sabırla bunu kanıtlamıştır.
Haydar Çorum’un Demokratik Sağ Parti’de kalıp kendi siyasi pozisyonunu yanıltıcı bir şekilde sürdürmesi sadece kendi inisiyatifinin değil aynı zamanda halkın beklentisinin de dışında kalmaktadır.
Siyaset kişisel ego değil, sorumluluk işidir.
Ve bu noktada Çorum’un aldığı yol çok yanlıştır.
Sağla yoluna devam edecekse dürüst olan tek seçenek AK Parti’ye katılmaktır.