Şu iki açıklama aynı gün yapıldı. Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı olarak çıkıp dedi ki: “Türkiye artık yüksek gelirli ülkeler grubuna girdi.” Aynı gün, Abdullah Güler, AK Parti TBMM Grup Başkanı olarak başka bir açıklama yaptı: “Kaynak bulmakta zorlanıyoruz. Emeklilerin bayram ikramiyesine zam yapılmayacak.”
Şimdi insan ister istemez durup düşünüyor. Bir yanda “Türkiye zenginler ligine yükseldi” deniyor. Öte yanda “emekliye zam için kaynak yok” deniyor. Özetle tablo şu: Ülke zengin, emekli fakir! Oysa daha düne kadar neler konuşuluyordu?
Deniyordu ki; Emekliler için bayram ikramiyesi en az asgari ücret kadar olmalı. Hatta yılda iki kez bir maaş tutarında ikramiye verilmeli. En azından 10 bin lira seviyesine çıkarılmalı… Olmalı da olmalı… Ekonomi çevrelerinde, hatta ekonomi yönetimini yakından tanıyan bazı isimler arasında da bayram ikramiyesinin en az 5 bin liraya çıkarılacağı yönünde güçlü beklentiler oluşmuştu.
Ama gel gör ki sonuç yine aynı oldu. Emekliler, tam anlamıyla “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldular.” Abdullah Güler’in açıklamalarından anlıyoruz ki emekliler bu bayramda da 4 bin liraya talim edecek. Yani milyonlarca emekli; çoluğuyla çocuğuyla, torunlarıyla kuracağı bir bayram sofrasını bile belki de zor kuracak. Üstelik bütün bunlar yaşanırken bölgemizdeki gelişmeler de ekonominin üzerindeki baskıyı artırıyor. Ortadoğu’da yükselen gerilim, savaş ihtimalleri ve özellikle enerji fiyatlarında yaşanan hızlı artışlar, zaten kırılgan olan ekonomik dengeleri daha da zorluyor. Yani tam anlamıyla işin tuzu biberi oluyor.
Zaten uzun süredir zor günlerden geçiyoruz. Son yıllarda uygulanan ekonomik istikrar programı nedeniyle vatandaş ciddi fedakârlıklara katlandı.
Sabır gösterdi. “Bugün zorlanacağız ama yarın daha iyi olacak” denildi. Ancak bölgemizde patlak veren gelişmeler ve özellikle emperyal güçlerin İran’a yönelik hamleleri, bu ekonomik programın geleceği açısından da yeni riskler doğuruyor.
Bütün bu tabloya birlikte baktığımızda ise insanın aklına aynı soru geliyor: Eğer gerçekten “yüksek gelirli ülkeler ligine girmişsek”, bu zenginliğin emeklinin bayram sofrasına neden yansımadığını da birilerinin çıkıp açıkça anlatması gerekiyor.
Çünkü bu ülkede emekliler sadece geçmişin değil, aynı zamanda bu ülkenin alın teriyle yazılmış hafızasının da sahibidir. Birileri en çok oy aldıklarını övünerek söyledikleri emeklileri, dar ve sabit gelirli kesimleri daha ne kadar mağdur edecekler, edebilirler…”Anlıyoruz, anlayacağız, iyileştirdik, iyileştireceğiz” gibi artık gerçeklik ötesi açıklamalar ile milyonlarca emekliyi daha ne kadar oyalayabileceklerini sanıyorlar?
Ultra lüks iftar sofralarında “birlik ve dayanışma” mesajı için buluşanların vatandaşın durumundan bi haber olduğu gerçeğini de göz ardı edemiyor insan. Sonra ultra lüks iftar sofrasından kalkıp “peynir ekmek edebiyatı” ve milletvekillerinin itibarı üzerinden siyaset yapılmasını da açıkçası bir vatandaş olarak ben içime sindiremiyorum. “Dimyat” işin espri tarafı asıl “evdeki bulguru” kaybettik.. Üzüntümüz onadır.