Esnaf Odaları kongre süreci sessiz sedasız ilerliyor gibi görünüyor ama aslında çok gürültülü.
Büyük çığlıklar atılıyor da duyan yok!
Duymayan ya da duymak istemeyenler için söyleyeyim o zaman yine de ben…
Bu süreç sandıktan çok bir hesaplaşma süreci.
Esnaf Odaları sürecine o kadar hâkimim ki sosyal medyamı takip edenler zaten neyin nereye gittiğini anlamıştır.
Tahminlerim mi?
Şimdilik fire vermeden ilerliyor.
Pazarcılar Odası başkanı değişir dedim, değişti.
Elektrikçiler Odası başkanı değişir dedim, değişti.
Ayakkabıcılar Odası başkanı kalır dedim, kaldı.
Daha nice isim diyebiliriz…
Henüz vitrine çıkmayan ama kuliste bavulunu toplamaya başlayanlar da var elbette…
Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta ne derseniz anlatayım.
Kazananların önemli bir kısmı, Ekrem Birsen çizgisinin açık ya da örtük muhalifleri.
Yani mesele sadece “isimler” değil, bir yön değişimi de var!
Bir hava değişimi.
Bir dönemin yorgunluğunun sandığa yansıması.
Daha da ilginci ne biliyor musunuz?
Geçen kongrede Ekrem Birsen’e muhalif olarak çıkanların tamamına yakını ve o dönem masada pozisyon değiştirip “dengeci” rolü oynayan başkanların çoğu bu kez sandıkta çuvalladı.
Sonuç mu?
Kaybettiler.
Şimdi de çekip gittiler.
Sessizce…
Çünkü sandık konuştu, söylenecek söz kalmadı.
Ben bu süreci defalarca yazdım, söyledim, uyardım.
Yapmayın dedim, yön değiştirmeyin, rüzgâr tersine eser dedim.
Kaybedince anladılar.
Ama iş işten geçti.
Şimdi gelelim herkesin kulaktan kulağa konuştuğu ama sesli dile getiremediği yere…
Evet, tablo çok net!
Ekrem Birsen gidiyor.
Belki bugün değil.
Belki yarın değil.
Ama bu süreç böyle devam ederse bir dönem kapanıyor.
Uzun süre “değişmez” denilenler değişiyor.
“Alternatifsiz” denilenler alternatifiyle tanışıyor.
Ve en önemlisi esnaf artık eski hikâyeleri satın almıyor
Bu bir kişisel mesele değil.
Bu bıkkınlık, yorgunluk…
Hiçbir güç süresi dolmuş bir dönemi sonsuza kadar ayakta tutamaz.
Görünen köy kılavuz istemez.
Ve bu köyde artık tabelalar değişiyor.