Seçim her türlü gündemin üstünde. Ancak zaman zaman ifade etmeye çalışıyorum seçim o kadar gürültüye rağmen seçmenin hesabı geçim. Sokaktaki adamın kaygısı geçim ve özelliklede dar ve sabit gelirli kesimin büyük çoğunluğunu oluşturan emekliler seçim araçları, konvoyları ve gürültüleri yerine market market gezip geçimlerine ve ihtiyaçlarına uygun alışveriş peşindeler. Hatta daha ileri giderek söylemeliyim ki emekliler “askıda ekmek” uygulamasına muhtaçlar. Çünkü hayat pahalılığı üzerlerine karabasan gibi çökmüş durumda.
Emeklilerin aldıkları ücretle geçinmeleri gerçek bir mucizeye dönüşmüş durumda. Üstüne üstlük yapılan düzenlemelerin emekliler arasındaki farkı da ortadan kaldırması ile birlikte emeklinin kalbide kırılmış. Hangi emekli ile konuşsanız “bir söyle, bin ah işit” hesabı… Adam 25 yıl çalışmış, bilmem kaç gün pirim ödemiş buna rağmen aldığı maaş adı üstünde “asgari ücret”in nerede ise bin lira altında kalmış.
Çevremdeki emekli eş dost ile sohbet ederken dinlediklerim gerçekten gönlü kırık, yüreği burkulmuş insanların acı tebessümlerini görüyorum. Diyorum ki, “Temmuz’da refah payı da vereceklermiş!” Yüzümüze “dereye su gelene kadar kurbağanın gözü patlarmış” der gibi bakıyorlar.
Geçtiğimiz gün birkaç emekli arkadaşımızla bir araya geldik. Sağdan soldan konuşurken söz ister istemez ekonomiye geldi. Arkadaşlarımızdan birisi, “ Yemin ediyorum seçim falan beni ilgilendirmiyor. Yahu benim birinci gündem maddem geçim meselesi. Ömrünü çalışarak geçirmiş birisinin çoluk çocuğunun eline bakar hale gelmesi o kadar ağır ki. Yaşadıklarımı anlatamam, bazen gözyaşlarımı içime akıtıyorum, bazen kimsenin görmediği yerde siliyorum. Doğalgaz ve elektrik parasına insanın gücü yetmiyor. Biz bu kış boyunca eve çocuklar geldiğinde kombinin derecesini yükselttik. Pazara çıktığımızda artık gözümüz çıkma ürünlerin üzerinde. Kimse görmeden çıkma ürünlerden alıp eve dönüyoruz. Bu şartlarda kim seçilmiş ne olmuş emin olun ben ilgilenemiyorum. Kışı eşimde ben de çoğu kez gündüz kombi yakmayalım diye market gezerek geçirdik!” dedi.
Doğrusunu isterseniz içim acıdı. Ne yazık ki bunlar ülkenin gerçekleri. Elbette her türlü istiklal ve istikbal kavgası önemli, ancak ülkenin gerçekten çözüm bekleyen sorunları da önemli. Ülkenin geleceği de insanın yaşam umudu da dikkate alınmalı. Şimdi bu yazdıklarım seçimlerden bağımsız ele alınmalı. Kim iktidar olursa olsun ister mevcut iktidar devam etsin, isterse bugünün muhalefeti iktidar olsun acil eylem planları içinde toplumun en önemli tabakası emeklilerin durumuna el atmalıdır.
İnsanlar hayatlarının son baharında hayal ettikleri yaşam kalitesine sahip olmasalar bile ekonomik sıkıntılarla boğuşmaktan duydukları ızdırabın dindirilmesini bekliyorlar. Hatta diyorlar ki, “Biz kendimizi, unutulmuş, itilmiş ve toplumun fazlalıkları olarak görüyoruz. Ne hayallerimiz vardı. Yaşam şartlarının bize dayattıkları karşısında eziliyoruz. Ama hayatın öğrettikleri yüzünden bu sıkıntılarımızı çocuklarımızla, yakınlarımızla bile paylaşmaktan utanıyoruz. Elbette bu bizim utancımız değil. Bizi bu utançtan kim kurtarırsa ona minnettar kalırız!”
Son düzlükte kim seçilirse kulağına küpe olsun diye yazıyorum. Umut ediyorum ki birileri bu satırları dikkate alır..