ABD-İsrail iş birliği halinde İran’a saldırınca dünyada savaş karşıtlığının sembol isimlerinden biri haline gelen İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in ardından, bu kez Eskişehirspor tribünleri İspanya’da gündem oldu.

Savaş karşıtı kamuoylarının Türkiye ile İspanya arasında kurduğu duygusal bağın ardından şimdi İspanya, Eskişehir’i konuşuyor. İspanya basınında, Eskişehirspor tribünlerinin simgesi haline gelen ve İspanyol kültüründe çok popüler olan Paquito el Chocolatero parçası eşliğinde yapılan tribün şovu gündemden düşmüyor. Son olarak dünyaca ünlü İspanyol spor gazetesi Marca da sosyal medya hesabında konuyu mercek altına aldı.

Eskişehir tribünlerinin yıllardır söylediği bu İspanyol marşı yeniden dünya futbol kamuoyunun dikkatini çekti. Eskişehirspor kulübü de İspanya’da kopan bu fırtınaya kayıtsız kalmadı. Resmi sosyal medya hesabından “España” tribününe ait yüksek kaliteli bir video paylaşan kulüp, altına şu notu düştü: “Tribünlerimizde yıllardır çalan bir melodi…”

Bu paylaşım İspanyol futbolseverlerden binlerce beğeni aldı. Sadece bir video değildi bu; aynı zamanda Eskişehirspor’un uluslararası imajına da güçlü bir katkıydı. Bugün Eskişehirspor alt liglerde mücadele ediyor olabilir. Ama taraftar gücü, tribün kültürü ve futbol romantizmi sayesinde Avrupa’nın dev kulüplerinin bile dikkatini çekmeyi başarıyor.

Yani bir kez daha ortaya çıktı ki; Eskişehirspor bir futbol kulübünden çok daha fazlası. Futbol sahnesine çıktığı günden bu yana bir karşı duruşun, bir ayaklanma ruhunun sembolü oldu bu kulüp. Rahmetli Amigo Orhan Erpek ile başlayan tribün kültürü, efsane futbolcularıyla büyüdü; koreografileriyle, bandosuyla, marşlarıyla zirveye ulaştı. Eskişehirspor tribünlerinin bilgisi, kültürü ve dayanışma ruhu artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın dilinde.

Hatırlayanlar çoktur… Bir zamanlar 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramları törenleri için Demirperde ülkelerinden koreografi uzmanları getirilirken, Eskişehir tribünlerinde ES-ES yazan dev koreografiler çoktan yapılmaya başlanmıştı bile. Bugün Türkiye’de stadyumlarda yükselen görkemli tribün gösterilerinin rehberi de öncüsü de Eskişehirspor’dur. Onun muhteşem taraftarıdır. Bugün dünya hem İspanya Başbakanı’nı hem de sporun birleştirici gücünü yıllardır tribünlere yansıtan Eskişehirspor’u konuşuyorsa, herkesin bir kez daha durup düşünmesi gerekir.

Çünkü Eskişehirspor her zaman siyaset üstüdür. Eskişehirspor tribünleri öncüdür, semboldür. Dayanışmacı ruhun, haksızlığa karşı duruşun, yanlışlar karşısında yalnızların yanında olmanın adıdır Eskişehirspor. Şampiyonlukları elinden alınsa da… Bilerek ve isteyerek haksızlıklara uğrayıp küme düşse de… O ruh olduğu sürece Eskişehirspor büyüktür. Bugün spor yorumcularından haber ankormanlarına kadar herkes Eskişehirspor’un o günlerine atıfta bulunuyor ve o günleri hatırlama ihtiyacı hissediyorsa aslında Eskişehirspor’un büyüklüğüne vurgu yapıyor demektir.

Hani o tribünlerden yükselen o sesi bir kez daha dinleyin: “Renklerine aşığız, onun için buradayız!” İşte o ses sadece bir tezahürat değildir. O ses; mücadeleye çağrıdır. Mücadelesizliğe, ruhsuzluğa ve haksızlığa karşı yükselen bir isyandır. Ve belki de bu yüzden, Eskişehirspor hiçbir zaman sadece bir futbol kulübü olmamıştır.