Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın CHP Mihalıççık İlçe binasında Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum’a yönelik kullandığı “çakma CHP’li” ifadesi Eskişehir’de yeni bir tartışmanın kapısını araladı.

Tartışma büyüdü, açıklamalar peş peşe geldi.

Son olarak DSP Eskişehir İl Başkanı Erdoğan Dilek de bir açıklama yaptı.

Dilek özetle Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum’un ne AK Partili ne de “çakma CHP’li” olduğunu söyledi.

Açık konuşayım…

Demokratik Sol Partililer beni bu aralar çok kızdırıyor.

Ama meseleye parti kimliği üzerinden değil, sağ–sol meselesi üzerinden bakacağım.

Çünkü mesele tam da burada düğümleniyor.

Eğer Haydar Çorum, AK Parti ile aynı masada oturan bir partinin belediye başkanıysa, kusura bakmayın ama burada sol kimlikten söz etmek mümkün değildir.

Bugün DSP’nin geldiği nokta ortada.

Önder Aksakal ile birlikte DSP’nin sol kimliğinin içi boşaltılmıştır.

DSP artık birçok kişinin gözünde Demokratik Sol Parti değil, Demokratik Sağ Parti haline gelmiştir.

Hal böyleyken…

Haydar Çorum’un önünde iki seçenek vardır.

Ya genel başkanının bu siyasi çizgisine karşı çıkar, kulis yapar, mücadele eder…

Ya da bunu yapacak gücü yoksa kendi siyasi duruşunun gereğini yerine getirir.

İstifa eder.

CHP’ye kırgın olabilir.

CHP’ye küskün olabilir.

Bunların hepsi anlaşılır.

Ama bu kırgınlık gidip AK Parti ile aynı siyasi zeminde durmayı meşrulaştırmaz.

İsterse bağımsız kalır.

Görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam eder.

Ama bu tabloya bakıp hâlâ “sol siyaset” anlatısı kurmak kimseyi ikna etmez.

Bu nedenle Ahmet Ataç’ın sözleri bana göre çok haklı…

Belki sert.

Ama siyasette bazen gerçekler de sert olur.

Öte yandan…

Dün konuyu sormak için CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’ı aradım.

Sonuçta ortada CHP’nin en önemli belediye başkanlarından birinin sözleri var.

Ve o sözlere yönelik sert bir karşılık verilmiş.

Haydar Çorum Ataç’a oldukça ağır ifadeler kullandı.

Konunun dışına çıkan, bel altına varan açıklamalar yaptı.

Doğal olarak CHP İl Başkanı’nın çıkıp belediye başkanını güçlü bir şekilde savunacağını düşündüm.

Ama beklediğim yanıt gelmedi.

Telefonun diğer ucunda kısa ve şaşırtıcı bir cevap vardı:

“Bunu mu soracaktın yani?”

Evet…

Tam olarak bunu soracaktım Talat Bey.

Sonrasında “Başım çok kalabalık, sabah seni ararım” diyerek konuşmayı bitirdi.

Daha da ilginci…

Sormadan edemiyorum.

Eskişehir’de böylesine tartışmalı bir konuda CHP İl Başkanı neden susar?

Ahmet Ataç yalnız mı bırakıldı?

Eğer bir belediye başkanınız doğruyu söylüyorsa arkasında durursunuz.

Yanlış söylüyorsa da çıkıp açıkça söylersiniz.

Ama sessizlik…

Siyasette en zayıf cevaptır.

Ahmet Ataç’ın sözleri ortada.

Tartışma ortada.

Eleştiriler ortada.

Ama CHP İl Başkanı Talat Yalaz ortada yok.

İşin en komik tarafı ise şu:

Mesleği avukat olan Talat Bey…

Kendi belediye başkanını savunamadı iyi mi?