Tarihi seçime sayılı günler kaldı bütün partiler çalışmalarını hızlandırdılar. Eskişehir’de AK Parti, CHP, İYİ Parti ve MHP çalışmalarını görünür kılmak için parti merkezlerini şehrin ana caddelerinde yerlerindeki SKM dedikleri seçim koordinasyon merkezlerine taşıyorlar. Bu seçim koordinasyon merkezlerinin temel amacı psikolojik üstünlük sağlamanın yanında vatandaşla bire bir yakınlaşma amacıyla kullanılıyor.
Ancak bu seçim öyle psikolojik üstünlükle kazanılacak bir seçim değil. Zira yaşanan ekonomik kriz, vatandaşın alım gücünün son bir yılda hızla düşmesi, ardından asrın felaketi ve kaybettiğimiz resmi rakamlara göre 50 binin üzerindeki canımız seçimdeki tabloyu etkileyecek.
Şimdi kim ne derse desin ortada 22 yıllık bir iktidar sürecinin yıprattığı bir AK Parti var. Diğer yanda ise uzun yıllardır iktidar yüzü görmeyen son yerel seçimlerde yerel yönetimlerde seçim kazanan ve bu başarısını 14 Mayıs seçimlerine taşımak isteyen ana muhalefet partisi var. Bir tarafta, MHP, BBP, YRP, DSP ve Hüda Par’ı içine alan Cumhur İttifakı, Diğer yanda İYİ Parti. Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi’ni içine alan Millet İttifakı var. Bu iki ittifakın dışında Ata, Emek ve Özgürlük, Sosyalist Güç Birliği isimlerinde üç ittifak daha var. Bunların dışında tek başına seçime giren 12 parti daha var. Hemen herkes gücü nispetinde vatandaşla temas etmek için çaba sarf ediyor.
Seçim sonuçları ne olur diye konuşmaya gerek bile yok. Sonuçta kararı verecek olan Millet…Milletin iradesi ne diyecek buna bakacağız. Birkaç kez ifade etmeye çalıştım. Yapacağımız şey sadece bir seçim. Seçim elbette çok önemli, tarihi sonuçları da olacak ancak seçimden sonrada hepimiz bu ülkede birlikte yaşayacağız. Seçimden sonra kim kazanırsa kazansın kimse bu ülkeyi terk etmeyecek. Bu sebeple siyasi tansiyonun yükselmesini hiç doğru bulmuyorum. Bu konuda siyasilere çok büyük sorumluluk düşüyor. Kardeşin kardeşe siyasi tercihleri sebebiyle düşmanlaştırılması, toplumun ortadan ikiye bölünmesinin toplumsal barışımızın dibine dinamit koymak anlamına geldiğini bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Geçtiğimiz gün gazeteye doğru giderken bir dostumuzla karşılaştık. Çay çorba muhabbeti yaptık. Sohbet sırasında ilginç bir soru yöneltti, “Seçimleri muhalefet kazanırsa ne olur?” diye… Dilimizin döndüğünce memleketin selameti açısından seçimleri kim kazanırsa kazansın bir sıkıntı yaşanacağını düşünmediğimi anlatmaya çalıştım. Ama öyle bir gerçek var ki, “Zihinlerin gerisinde” böyle bir endişe ne yazık ki var. Siyaset gemisinin liderlerine endişeli bir kesimin olduğunu hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
Peki, seçim kim kazanacak? Kaybeden olmayacak mı? Elbette kaybeden olmayacak. Milletin iradesinin gerçek anlamda hiçbir şaibeye fırsat vermeyecek şekilde ortaya çıkması durumunda her türlü endişenin geride kalacağına inanıyorum.
Eskişehir’de iktidarı ile muhalefeti ile barış içerisinde gerçekleşen bir seçim kampanyasının Türkiye’ye örnek olmasını diliyorum…