28 Mayıs’ta Türkiye ikinci kez sandık başına gidecek. Birinci turda Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil seçime katılan Cumhurbaşkanlığı adaylarının aldığı oyların yüzde 50’nin altında kalmış olması sebebiyle ikinci turda Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan ile Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yarışacaklar. Bu defa kullanılan geçerli oyların yarısından bir fazlasını alan Türkiye Cumhuriyetinin 13’üncü Cumhurbaşkanı olacak..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ikinci tur öncesi “Cumhur İttifakı”nın TBMM’de sayısal çoğunluğu elde ettiği için avantajlı görünüyor. Birinci turda yayınladıkları anketler, yaptıkları yorumlarla, ürettikleri algının altında kalan anketçisi, iletişim uzmanı, yorumcu kısacası kim varsa bu defa da terazinin Erdoğan tarafına ağır bastığı yorumlarını yapıyor. Halbuki Türkiye, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ikinci tur deneyimini ilk kez yaşayacak.

Sonucun ne olacağı konusunda erken yorum yapmak bana göre çok doğru değil. Görünen avantaj Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yana. Öte yandan muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve milletvekilleri ilk turda ortaya çıkan seçim sonuçlarına göre ciddi bir motivasyon kaybı yaşamış görünüyorlar. Bazı muhalefet yorumcuları gözünü Sinan Oğan ve seçimi beş kala adaylıktan çekilen Muharrem İnce’nin tavrına çevirmiş durumdalar. Aslında yaptıkları Oğan ve İnce üzerinden “umut pompalamak”.

Birinci tur öncesi alan temizliği için İnce’ye “adaylıktan çekil kahraman ol” diye çağrıda bulunanlar, şimdi de Sinan Oğan’a “göç bakanlığı” teklif edildiği üzerinden yeni algı üretimine başladılar. Muhalefet cephesinin en önemli eksikliği dar zamanda perde gerisinde iç hesaplaşmalara başlamış olması. Bu arada gözler Muharrem İnce ve Sinan Oğan’ın tavrına çevrilerek, acaba toplam yüzde 6’lık oyun muhalefet cephesinde toplanmasının mümkün olup olmayacağı hesabı yapılıyor.

Nitekim aldığı yüzde 5Lik oy oranı ile seçimin ikinci tura taşınmasının önünü açan Oğan ve seçime beş kala adaylıktan çekilen İnce’nin tavırları net. Oğan hiçbir görüşme olmadan taraflara şartlar öne sürerken, İnce seçmenlerini ikinci tur için serbest bıraktığını deklare etti. Aslında doğrusu da bu. Sayın Oğan’ın aldığı yüzde 5’lik oy bir parti tabanının oyu değil. İnce’nin tabanı da zaten erkenden alan temizliğine kurban edilmişti.

İşin açıkçası muhalefet tarafında henüz seçimin ilk turunda ortaya çıkan sonucun tam olarak okunabildiğini düşünmüyorum. Masa başı anketçilerinin ve kendilerini iletişim uzmanı olarak lanse edip sokağın nabzını tutmadan yorum yapanların sebep oldukları rehavetin sonuçlarının da tam olarak hazmedilebildiğini söylemek çok zor.

Öte yandan 6’lı masa ittifakının CHP dışındaki ortaklarının sahadaki seçmenlerini nasıl motive edecekleri konusunda büyük zorlukları olduğunu düşünüyorum. Seçime şunun şurasında sadece 8 gün kaldı. Bu 8 günde şapkadan bir tavşan çıkacak mı hep birlikte göreceğiz. Ancak muhalefetin işi gerçekten zor…

Bu arada iktidar partisi ve ortaklarının oluşturduğu ittifakın seçmen bazında konsolidasyonu, 6’lı masa ittifakının tabanına göre daha kolay. Zira orada anahtar kelimeler belli. O anahtar kelimeler üzerinden yürütülen kampanyalar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tutması muhtemel kampanyalardır. Hangi , “İNCE” hesap yapılırsa yapılsın sonuçta kararı verecek olan vatandaş olduğuna göre gerisi teferruattır…