Esnaf Odaları Birliği seçimlerine artık sayılı günler kaldı.
Mayıs ayında sandık kurulacak.
Bu süreçte oda seçimlerinde çok şey değişti.
Açıkçası tahminlerimin boşa çıkmadığını görmek şaşırtıcı değil.
“Eskiler geri dönüyor” diye çok söyledim.
Belki duyan olmadı ama bugün gelinen noktada haklılığım ortada.
Bu tahminlerimin içinde Ekrem Birsen’in de seçimi kaybedeceği vardı.
Hâlâ aynı noktadayım.
Duyumlarımıza göre pazarlıklar başlamış durumda.
Kimi isimlere başkan vekilliği, kimilerine yönetim kurulu üyeliği ve maaş vaatleri sunuluyor.
Dün karşı karşıya gelenlerin bugün aynı masada oturması artık kimseyi şaşırtmıyor.
Bu şehir bunları daha önce de gördü.
Aynı senaryolar, aynı yöntemler, aynı vaatler…
Sadece isimler değişiyor gibi görünüyor ama zihniyet hiç değişmiyor.
Koltuk uğruna verilen sözlerin seçimden sonra nasıl unutulduğunu esnaf da biliyor seçmen de.
Hâlâ anlamadınız mı?
Geçen seçimde yola çıkıp, yolda bırakanlara nasıl “bay bay” dediysek bugün de koltuğa fazla güvenmemek gerekiyor.
Çünkü bu seçmen artık eski seçmen değil.
Kim ne yapmış, kim ne söz vermiş, kim nerede durmuş hepsi kayıt altında.
Sessizler ama unutkan değiller.
Öte yandan Birlik Başkanı Ekrem Birsen meslektaşım Ufuk Azbay’a yaptığı açıklamada oldukça iddialı:
“Ben 5 dönemdir Esnaf Odaları Birliği Başkanlığı yapıyorum. 6. dönem için ve son kez adayım. Kimse kazanma şansı olmayan bir seçime girmez. Seçilme şansımın yüksek olduğunu düşünüyorum. Sağduyulu seçmenlerin oylarını alarak seçimleri kazanacağız.”
Elbette herkes kazanacağını düşünür.
Siyasetin doğasında bu var.
Ama sahadaki gerçek bazen masadaki hesaplara uymaz.
Çünkü bu seçim, “ben zaten kazanırım” diyenlerin en çok yanıldığı seçim olmaya aday.
Çünkü bu seçim, koltuğun garanti olmadığını en net şekilde hatırlatan bir seçim olacak.
Ve unutulmasın!
Bu şehirde artık kimse sadece söze oy vermiyor.
Geçmişe bakıyor.
Sadakate bakıyor.
Yolda kalıp kalmadığına bakıyor.
En önemlisi de şuna bakıyor…
Zor günde yanında kim vardı?
İşte bütün mesele burada düğümleniyor.
O yüzden son bir hatırlatma yapmakta fayda var…
Bu seçim bavulunu erkenden hazırlayanların değil…
Gideceğini hiç düşünmeyenlerin şaşıracağı bir seçim olacak.
Ve gün geldiğinde kimsenin “nasıl oldu” deme lüksü olmayacak.
Çünkü bu hikâyenin sonu başından belliydi.
Ama görmek istemeyenler için her son sürprizdir.
Sonrası mı?
“Son pişmanlık neye yarar…
Her şeyin bir bedeli var.”
