2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’ne kadar birlikte yol yürüyen CHP ve İYİ Parti 2023’de yaşanan büyük hayal kırıklığı ve hüsranın ardından yol ayrımına girdiler. 28 Mayıs tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı 2’inci tur seçimiyle birlikte yol ayrımına karar veren İYİ Partililere Genel İdare Kurulu kararıyla 2024 31 Mart tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler seçimine “Hür ve müstakil” olarak Genel Başkanları Meral Akşener’in deyimiyle de “ÖZÜBAŞINA” girmeye karar verdiler…

Aslında CHP ile İYİ Parti arasındaki köprüler çok önceden yıkıldı. CHP’nin o zamanki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ nun uzun süre birlikte yol yürüdükleri 6’lı ya da 7’li masa diye değerlendirilen ittifak çalışmaları sırasında İYİ Parti’nin dışında Saadet, Gelecek, DEVA ve Demokrat Parti’ye 10+10+15+3 milletvekili karşılığında kendi adaylığını kabul ettirdiği ortaya çıktığı gün köprüler yıkılmıştı. Meral Akşener’in masadan kaktığı ve sonra tekrar oturduğu gün aslında ortaklık bitmişti. O günlerde İYİ parti saflarındaki kısa süreli dalgalanma Akşener ve merkez ekibini telaşlandırmasaydı ve Akşener o masaya oturmasaydı belki bugün yaşadıklarını yaşamayacaktı. Yavaş ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ilanı ile masaya döndürülen Akşener’in seçimlerin hemen ardından topladığı Büyük Kurultay’dan sonra bugün yaşanacakları birazcık siyasi tecrübesi olan herkes görebiliyordu. O büyük kurultayda parti içi muhalefete gözdağı veren ve “Bu işin sonu nereye varırsa varsın, gerektiğinde bundan sonra atacağımız adımlarda başarısız olursak bedelini öderim” diyen Akşener’in en büyük zafiyeti yerel seçimler ile ilgili GİK kararıydı. Seçimlerin ardından İYİ Parti’de CHP’de ülke sorunlarından çok kendi partilerinin iç işyerindeki sorunları çözmeye yöneldiler. Halk bu süreçte gerçekten sorunları ile baş başa bırakıldı.

CHP yerel seçim travmasını atlatmak için uzun süre kendi içinde tartıştı. Parti içi sorunlar ülke sorunlarının önüne geçti. CHP’nin yaşadığı kurultay süreci belki CHP’yi iktidara taşıyacak umudu büyütmeye yetmese de bir süreliğine parti içinde suların durulmasına katkı yaptı. Bu aşamada kuruluşundan bugüne muhalefet dayanışması adı altında İYİ Parti tabanı ile temas halinde olan CHP’de yeni genel başkan Özgür Özel yeni bir köprü inşası için Meral Akşener’in kapısını çaldı. Tabandan tavana bir işbirliği mesajı varken Akşener’i bir kez daha bir karar vermeye zorladı. Akşener tabir yerinde ise topu taca attı. İşbirliği meselesini GİK’te görüşeceklerini ve kararı kendilerine bildireceklerini Özel’e iletti.

Sonuçta ne oldu? Siz zaten biliyorsunuz. İYİ Parti’nin Genel İdare Kurulu 34-14 “hür ve müstakil, özübaşına” seçimlere katılma kararı verdi. Bu karardan sonra kamuoyunda pek çok kişi Akşener ve ekibine , “Allah İYİ’liğinizi versin emi!” demekten kendini alamadı.

CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı Özgür Özel ve ekibinin bu sonucu tahmin etmemeleri mümkün değildi. Peki, amaçları neydi? Yani sonucu belli bir tartışmadan ne umdular? Çok basit seçmene giderken, “Biz her türlü işbirliğine kapımızı açık tuttuk İYİ Parti kurmayları bizim uzattığımız eli geri çevirdiler. Tavanda işbirliği yapamıyorsak bile tabanda buluşabiliriz” gibi bir mesaj avantajı elde ettiler.

Siyaset böyle bir şeydir işte. Sadece 10 ay önce umudu büyüten, kitleler ile buluşan, çiftçiyi, köylüyü, kentliyi, asgari ücretliyi, gençliği kucaklayan bir siyasi hareket yapılan bir yanlışla bir anda dip dalgasına tutulabiliyor. Ne diyelim? “Allah İYİ’liğinizi versin emi!...”