CHP Odunpazarı Belediye Meclisi Üyesi Berke Akyel’in, bir gece yarısı aldığı kararla AK Parti’ye geçeceğine yönelik iddiaları gazetemizden kamuoyuna duyurduk. Bu kararın arkasında ne etkili oldu, kimler devredeydi, hangi kapılar aralandı bilinmiyor… Ama bilinmeyen çok şey olduğu kesin.

Ve elbette sorularımız var.

Bir meclis üyesi, hele ki geçmişinde İl Gençlik Kolları Başkanlığı bulunan bir isim bir gece yarısı mı karar verir istifaya?

Siyasi hayatında “yoldaşlık” dediği şey bu kadar mı hafifti?

Değer miydi?

Bu sorular bir kenarda dursun.

Asıl sorulması gereken soru şudur!

CHP İl Örgütü şapkayı önüne koyup hiç düşündü mü?

Mihalgazi’de üç meclis üyesi Zafer Partisi’ne geçti.

İnönü’de bir meclis üyesi AK Parti’ye geçti.

Şimdi Odunpazarı’nda bir meclis üyesi daha…

Bu sadece bireysel tercihler zinciri midir yoksa örgütsel bir çözülmenin ayak sesleri mi?

12 Temmuz 2025 tarihli “Zafer Partisi’ne katılan Murat Serin’in istifasını küçümsemeyin” başlıklı yazımda açıkça uyarmıştım: “Bu istifayı ola ki küçümsemeyin! Dağılmalar küçük yerden başlar. Küçük gibi görünen gidişler büyük istifaların habercisidir.”

Bugün o cümlenin altını daha da kalın çiziyorum.

Eski İl Gençlik Kolları Başkanı Berke Akyel gitti.

Yoldaşlarını bıraktı.

Bu kolay unutulmaz.

Ve burada “tek başına Berke suçlu” demek işin en kolayı olur.

Peki, örgütün hiç mi payı yok?

Hiç mi sorumluluğu yok?

Nerede o boşluk doğdu da örgüt tel tel dökülüyor?

Nerede o bağ koptu da kimse tatmin olmuyor?

Örgütte bir ayrışma mı var?

“Senden–benden” mi yoksa “biz” olamama hali mi?

Berke Akyel bir gece ansızın istifaya karar verirken CHP İl Başkanı Talat Yalaz neredeydi, ne yapıyordu? Bu kopuşu kim fark edemedi, kim görmezden geldi?

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt bu olanlara ne diyecek?

Bir meclis üyesi gitti, evet…

“Gidene kal denmez” denebilir.

Ama o üyeyi ön seçimle siz getirmediniz mi?

Anahtar listeler elden ele dolaşmadı mı?

Eski İl Başkanı Sinan Özkar’ın dediği gibi, “Kavun değil ki koklayalım” diyebilirsiniz. Ama İl Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış bir isim, örgütün içinden gelmiş bir genç nasıl olur da bu kadar rahat bir şekilde bir gece yarısı çekip gider?

Buna iten başka nedenler yok mu?

Kim itti, kim küstürdü, kim yalnız bıraktı?

Daha da vahimi şu.

Bir eski gençlik başkanı böyle çekip giderken siz mevcut İl Gençlik Kolları’yla neden uğraşıyorsunuz? Oğuzhan Demir’in istifasının isteneceği konuşuluyor.

Soruyorum.

Örgüte sadık, kongre kazanmış, genç bir ismi rencide ederek, küskünlük yaratarak göndermek kime ne kazandırır?

Bu küçük hesaplar, bu iç çekişmeler, bu dar kadro savaşları CHP’ye zerre fayda sağlamıyor. Aksine her gün biraz daha kan kaybettiriyor.

Üyeleri birer birer yolluyorsunuz.

Herkes gidecek bir kapı arıyor.

Peki, hiç dönüp aynaya baktınız mı?

Hiç gerçek bir öz eleştiri yaptınız mı?

Ben üzgünüm.

Ama aynı zamanda kızgınım.

Berke Akyel’e…

Bir gece yarısı yapılan anlaşmalara…

O boşluğu yaratan İl Başkanı Talat Yalaz’a…

Ve gençliği anlamak yerine onunla uğraşmayı tercih edenlere…

Çünkü mesele bir kişinin gidişi değil.

Mesele herkesin gitmeye hazır hale gelmesi.

Ve eğer bu böyle devam ederse…

Bir gece yarısı giden sadece Berke Akyel olmayacak.

***************************************************************************

Kuantum Özge der ki: “Evren bize şunu fısıldar! Görünmeyen kayıt altındadır. Söylenmeyen söz, saklanan niyet, bastırılan haksızlık… Hiçbiri yok olmaz. İlahi adalet, evrenin en kusursuz ölçüsüdür.”