Öyle haberler okuyoruz ve duyuyoruz ki küçük dilimizi yutacak gelişmelere tanıklık ediyoruz. Türkiye genelinde kadın cinayetleri, çocuk çetelerine yönelik haberler ve akran zorbalıkları içeren haberler. Daha istismar konularına sıra gelmiyor bile…
Gün geçmesin ki, mide bulandıran insanların endişelerini arttıran haber almayalım. Olayın geçtiği yerin bir önemi yok. Günümüzde yaygın olarak kullanılan sosyal medya vasıtasıyla artık her türlü doğru-yanlış-eksik haberler ile insanların endişeli bir kat daha artıyor.
Son olarak internet sitelerine düşen, bir haber yüreğimizi yine ağzıma getirmenin ötesinde “Ne oluyor, neden oluyor?” sorularını da sorduruyor insana. Haberin özeti şöyle; “Aksaray’da 15 yaşındaki bir çocuk, para ve sigara talebine olumsuz yanıt veren akranına motosiklet üzerinden pompalı tüfekle ateş açtı. Başından ve omzundan ağır yaralanan çocuk hastaneye kaldırılırken, kaçan iki saldırganı yakalamak için geniş çaplı operasyon başlatıldı.”
Ahmet Minguzi ile başlayan ve Atlas ile zirve yapan bu tür haberlerin toplumu ister istemez endişeye sevk ettiğini biliyor ve görüyoruz
Sahi ne oluyor? Bu sorunun cevabı öyle kolay verilebilir şey değil. Allah’tan Eskişehir şimdilik bu tür iddiaların gündeme geldi bir şehir değil. Ancak bu olmayacak anlamına da gelmez. Bizdeki asayiş olayları biraz daha farklı. Eskişehir’de insanların daha eğitimli, ailelerin daha bilinçli ve özellikle de güvenlik güçlerinin daha iyi organize olması Eskişehir’deki insanların kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı yapıyor diyebiliriz.
Hani nasıl söyleniyordu, “Herkesin polisi öncelikle kendi vicdanıdır!” Herkesin başına bir polis dikmek mümkün olmadığına göre. Öncelikle bir vatandaş olarak kendimizi ve ailemizi muhafaza altına almalıyız ardından da hukuka ve devlete de güvenleyiz.”Cezasızlık algısından” ziyade olaylar olmadan önce önleyici tedbirlerin alınması çok kıymetli. Tıpkı “önleyici sağlık önlemleri” gibi “Önleyici güvenlik tedbirlerinin” daha çok önem kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Eskişehir’in bu konuda diğer illere göre şahsen “bir adım önde” olduğunu düşünüyorum.
Bizde de üzücü olaylar olmuyor değil. Ancak diğer illerle karşılaştırdığımızda Eskişehir’in daha yaşanabilir, daha güvenli ve sağlıklı kentler arasında yer almasının en önemli karakteristik özelliği, “eğitimli” insanların buluştuğu ve hemşehrilik bilincinin oturmuşluğudur diye iddia ediyorum. Ben bir sosyolog değilim, ancak görevimiz gereği sosyolojik yapımızı da bilmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Şimdi benim bu tezlerimize itiraz edenler olabilir. Ancak benim kendi penceremden okuduğumda Eskişehir’i başka şehirlerin önünde değerlendirebileceğim kriterlerim bunlar. Farklı düşünenler varsa onarla da saygı duyarım. Eskişehir’i özel kılan, diğer illerden ayrıştıran özelliklerin başında aile yapısının her şeye rağmen güçlü olması, eğitim ve önleyici güvenlik tedbirlerinin alınmış olmasıdır. Eskiler derler ki, “korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir.” Eskişehir olarak daha iyi olmak için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir diye düşünüyorum.