Seçime sayılı günler kaldı. Siyasi aktörler sahaya inmeye hazırlanıyor. Bol hakaretli söylemlerin yanı sıra arada bir eğlenceli replikler izleme imkanı da buluyoruz. “Pandoranın kutusu açıldı” vaatlerde yavaş yavaş ortaya saçılmaya başlandı. Yaşanan yüksek enflasyon karşısında en çok alt gelir gurubu olarak nitelendireceğimiz emekliler, yaşlılar, asgari ücretlilerin gözü kulağı pandoranın açılan kutusundan saçılan vaatlerde.
Yaklaşık 15milyon emekli ( Bu rakama EYT’liler de dahil) mevcut AK Parti iktidarı ve ortaklarının en önemli hedef kitlesi... Yaklaşan seçimler öncesi geçtiğimiz kampanyalar döneminde, “Seçim kaybedeceğimi bilsem yine de EYT’liler için bir düzenleme yapılmasına karşı çıkarım” sözünden dönüldüğünü gördük… Daha üç ay önce 5 Bin 500 TL’ye yükseltilen en düşük emekli maaşı 2 Bin TL artışla 7 Bin 500 TL’ye çıkartıldı.(Bu arada yapılan bu artış maaşı 7 Bin 500 TL ve üzeri maaşı olanlara hiçbir katkı sağlamayacak.) Yetmedi emeklilere verilen Bin 100 TL’lik bayram ikramiyeleri de 2 Bin TL’ye yükseltildi. Hesap kitap ortada amaç AK Parti iktidarına rezerv koyan kesimlerin gönlünü yumuşatmak…
Bu kadar önemli ve aktif seçmen kitlesi olan kesimi iktidar konsolide etmek için çaba gösterirken ana muhalefetin başını çektiği İYİ Parti’nin de büyük ortağı olduğu 6’lı masa ihmal edebilir mi? Elbette edemez. 6’lı masa ve müttefiklerinin Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun klasik haline dönüşen saat verip sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalardan birisi emeklilerin sahip olduğu haklarda yapılacak iyileştirmeler ve bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine çıkartılmasıyla ilgili oldu.
Bunlar olurken aklıma 90’lı yılların seçimlerindeki vaat rekabeti geldi. 1991 seçimleri öncesi tütün için her parti bir vaatte bulunuyor. Noktayı rahmetli Süleyman Demirel koyuyor:“Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum.” Demirel’in “5 fazlası” derken kastettiği 5 bin liradır. Zira o yıllarda para bol sıfırlıdır. Demirel’in sözünü tutup tutmadığına gelince Demirel iktidar olur ve sözünü de tutar…
Bakalım seçimden seçime hatırlanan özellikle dijital dünyada yayın yapan internet sitelerinin daha çok okunmak için her gün emeklilerin maaşlarıyla ilgili yaptıkları çakma haberler ile eğlendikleri, gerçekten mağdur emekli yığınları “eldeki kuşu mu?” yoksa “daldaki kuşu mu?” tercih edecekler merak ediyorum.
Merak ettiğim bir başka şey de “Pandora’nın kutusundan” başka hangi kesimlere ne vaatler çıkacak? Örneğin akaryakıt fiyatlarındaki ağır vergi yükü kaldırılarak gemi sahiplerine sağlanan imkanlar gibi çiftçilerimize ve üreticimize de biraz olsun nefes alma imkanı sağlanacak mı? Hayvancılıkla uğraşan kesimleri rahatlatacak önlemler alınacak mı? Et ve süt ürünleri fiyatlarının yükselişini önleyecek üreticinin maliyetlerini düşürecek kısa, orta ve uzun vadeli ne gibi tedbirler hayata geçirilecek?
Özetle gerek iktidarın, gerekse iktidara talip muhalefet partilerinin; inandırıcı, güven verecek toplumun her kesimine dokunacak algı yönetiminden soyutlanmış hangi vaatleri olacak gerçekten merak ediyorum…
Pandoranın kutusundan saçılanların iktidarın “nasılsa güç bende ne verirsem onunla yetinirler” yaklaşımı veya muhalefetin “Vaatlerimizi şimdi bol keseden açıklayalım iktidara gelirsek bir çözüm buluruz” kolaycılığını tercih ettiği seçim kampanyalarının bir yenisi olmamasını temenni ediyorum.