TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Olağan Genel Kurulu tamamlandı. Başkan Selma Güder, ikinci kez kongreyi kazanırken, büyük oy farkına da imza atmış oldu. Bağımsız mühendisler grubu olarak seçimi kazanan ekip, bir partinin arka bahçesi olmadığı ve siyasetle ilgileri olmadığı için seçimi farklı kazandılar. Denekler, kitle örgütleri olduğu dönemde etkiliydiler. Ne zaman sivil toplum örgütleri olarak isimlendirilmeye başladılar, O zaman güç kaybı yaşandı. Dünya çapında turuncu devrimlerin işbirlikçisi oldular.
KİTLE ÖRGÜTLERİ
Türkiye’de bir dönem Köylü dernekleri, öğretmenler sendikası, Töb-Der veya Ülkü Ocakları, MTTB gibi yelpazenin çeşitli yerlerinde bulunan dernekler, Türkiye’ye yön verdi. Sonra, dernek ve sendika kelimesi belki de bilinçli olarak ortadan kaldırıldı. Yerine meslek kuruluşlarını da içine alan sivil toplum kuruluşları adı kullanılmaya başlanıldı. Bu sivil toplum kuruluşları yurt dışından çeşitli projeler adı altında, turuncu devrimlerde kullanıldılar. Ukrayna ile Gürcistan’da , Polonya’da turuncu devrimlere imza attılar.
NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTILAR
Sivil Toplum Kuruluşları adı verilen (NGO)’ların faaliyetleri, Sovyetler Birliği’nin 1990 yılında dağılmasından sonra hız kazandı. Bu dönemde “Yeni Dünya Düzeni” söylemleriyle bu faaliyetleri dünya çapında yayılmaya başlanıldı. Her alanda faaliyet yürüten bu kuruluşlar daha çok dini ve etnik ayrılıkları körükledi ve bu faaliyetleri mali yönden destekledi. Bu kuruluşların dünya çapındaki finansörü ise, ünlü para babası George Soros oldu. Soros, 1993 yılında New York’ta Açık Toplum Enstitüsü’nü kurarak sağlık, hukuk, eğitim, insan hakları, kadın hakları ve basın alanındaki faaliyetleri bir merkezden yönetmeye ve finanse etmeye başladı. Soros’u derin devletlerde destekledi. Darbeleri finanse ettiler. Ben 15 Temmuz darbe girişimini de bunların finans ettiğini düşünüyorum.
YUGOSLAVYA’YI ORTADAN KALDIRDILAR
Soros vakıflarının Yugoslavya ve Ukrayna’ya yaptığı yardımlar BM’nin bu ülkelere yaptığı yardımları aştı. Yugoslavya iç savaşı ve bu ülkenin parçalanması sürecinde NGO ve Soros Vakıflarının etkinlinliklerini herkse biliyor. Bu yapılanmalar Gürcistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Ermenistan’da da rol aldı. Gürcistan’daki örgütün ismi “Yeter” anlamına gelen Kheva idi. Kırgızistan’da hâlâ istikrarlı bir yönetim kurulamadı. Azerbaycan’da da Aliyev’i devirmek için İsa Gamber’i destekledi.
KIBRISTA DA GÖRÜLDÜLER
NGO faaliyetlerine bir örnek de Kıbrıs’ta yaşandı. 2002 yılında başlayan ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 2005 yılı seçimlerinde seçilmemesi için faaliyet gösteren bu örgütler, yoğun karalama kampanyasıyla halkı yanıltmaya çalıştı. “Yes be annem” kampanyası sonucu referanduma giden bu plan, Türk tarafının “evet” demesine rağmen, Rum kesiminin “hayır” demesi neticesi kabul edilmedi. Bu süreçte Ada’ya para akıtıldı. Karen Fogg ortaya çıktı. Bazı gazetecilere fonlardan para aktardı.
SAHİP ÇIKMAK GEREKİR
Kitle örgütleri tanımını yeniden ortaya çıkarmalıyız. Herkesin de derneğine meslek örgütüne sahip çıkması gerekiyor. Selma Güder, oluşturduğu Bağımsız mühendisler grubu ile en yakın rakibine karşı iki kattan daha fazla oy almıştır. Güder şahsında şehrimiz ziraat mühendisleri Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerinde birleşerek, seçimi bir kez daha kazandılar. Sonuçta, içinde bulunduğumuz çağı iyi sorgulamayız. Hiçbir olay tesadüf eseri ortaya çıkmıyor.