Eskişehir’de emekli veteriner hekimler maaşları ile ilgili şikayeti gündeme taşımak için eylem yapmışlar ve seslerini yükseltmişler: “Geçinemiyoruz!” Bende buradan veteriner hekimlere sesleniyorum; “Bir siz mi geçinemiyorsunuz milletvekilleri bile geçinemediklerinden şikayet ediyor, sıkın dişinizi şunun şurasında ne kaldı?”
Bir milletvekili çıkıp, “Şöyle söyleyeyim: Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim. Sen de gel, bunları bir ay içerisinde idare et. Bir daha söylüyorum, herkese verebilirim. Benim yaşadığım giderleri ve gelirimi size vereceğim. Buyurun, siz bu işin altından kalkın, çıkın. Başka bir şey söylemiyorum. Şöyle zannediyorlar: Arabayı devlet veriyor sanıyorlar milletvekillerine. Hayır, devlet araba vermiyor. Arabanın mazotunu veriyor sanıyorlar. Hayır, arabanın mazotunu falan da vermiyor. 'Uçaklar size bedava' diyorlar. Hayır, hiç bedava uçak falan yok. İndirimli var ama çok basit bir indirim. Normalde 3 bin lira olan bilet 2 bin 900, 2 bin 800 lira oluyor. Yani 100-200 lira" diyorsa ve ardından sözlerinin bağlamından kopartıldığını da belirtip; “İfadelerimi çarpıtarak siyasi malzeme haline getirenlerin aksine, biz milletimizin asıl meselelerine odaklanmaya devam edeceğiz" açıklaması yapmış. Ve “Samimi ve dostane bir sohbet ortamında dile getirdiği bazı ifadelerin kamuoyunda hassasiyet oluşturduğunu ve yanlış anlaşılmalara neden olduğunu" da anlatmış. Bunun anlamı sözün bittiği yerdeyiz demektir.
Demek ki bir dertli olan “emekli veteriner hekimler” değilmiş. Bir emekli Veteriner Hekim kaç para maaş alıyor bilmiyorum. Ama sıradan bir emekli için en yüksek maaş 20 Bin TL… Bu konuyla ilgili olarak da bir eski milletvekili iktidara seslenerek, “Eğer, bu sorun aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar. Ayrıca, emeklilerin durumu, siyasi fantezi alanı değildir. Zorluklarını paylaşamıyorsak hiç olmazsa duygularıyla oynamayalım" uyarısında bulunuyor.
Her şey bir tarafa emekli veteriner hekimlerine de büyük saygı duyuyorum. Onların taleplerinin de toplumun her kesiminden yükselen tepkilerinde dikkate alınmasının artık vaktinin çok geldiğini iktidar sahipleri de aslında çok iyi biliyorlar. Bu ülkede aldığı yarım milyonun üzerindeki maaşına rağmen halinden şikayet eden milletvekilleri de dahil olmak üzere mevcut ekonomik sıkıntılardan etkilenmeyen kesim olmadığına göre aslında çözüme çok yaklaşmışız demektir. “Nasıl yani kafa mı yapıyorsunuz?” dediğinizi biliyorum ve anlıyorum. Kesinlikle kafa yapmıyorum. Muhalefetin ısrarla seçim çağrılarına karşılık sandık konusunda pek de istekli görünmeyen iktidarın seçim konusunda 2027 de bir adım atması mümkün. 2026’nın ilk ayı göz açıp kapayıncaya kadar geçti mi geçmedi mi? Geçti geriye ne kaldı? Şunun şurasında 11 ay kaldı az daha sıkın(!) dişinizi, az daha iktidar ve ortaklarının “sabır-şükür” çağrılarına kulak verin(!) şunun şurasında dereye su gelmesine az(!) bir vakit kaldı.
Asgari ücretin iki çeyrek altına düştüğü, en düşük emekli maaşının 2 gram altın olarak değerlendirilebileceği bir süreçten geçiyoruz. “Dolarla maaş almadığımız” için işimiz yok ama paramızın da dolar ve değerli madenler karşısında alım gücünün sürekli düştüğü bir ekonomi programının sürdürülebilirliği gerçekten tartışmaya açık bir konu.
Sıkın dişinizi şunun şurasından ne kaldı? Ama “yediğiniz ayazı unutmayın!” yeter..