Bugün Uşak deplasmanına taraftar otobüsünde gittim. İlk defa taraftarla birlikte deplasmana gelmiş oldum. Benim için hem farklı hem de çok güzel bir deneyimdi. Onların sorunlarına ortak oldum, her deplasmana giderken ne zorluklarla yola çıktıklarına birebir şahit oldum. Böylesine takımını hangi şehir olursa olsun yalnız bırakmayan muhteşem bir taraftara bu eziyet reva mı, diye düşünmeden edemedim.
Basın olarak onlarla birlikte gelmek beni bir yandan çok mutlu etti, bir yandan da üzdü. Çünkü çoğu şeyi kendi imkânlarıyla karşıladıklarını gördüm. Minibüs ücretlerine bile kendi başlarına çare üretiyorlar. Bence böylesine güzel bir taraftarı olan bir takıma Büyükşehir’in de, yerel yönetimlerin de, bir el atması gerekiyor. Aynı şekilde basına da destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü belediyenin gerçekçi çözümlere ihtiyacı var Eskarların renkleri değişmiş çokta 2026 yılının projesi olarak kabul göremedim. Çünkü her gazetenin aracı yok, çoğu zaman biz de deplasmana kendi imkânlarımızla gitmeye çalışıyoruz. Çözüm üretilse ne ala …
Maça gelecek olursam… Bugün o kadar yağmur yağdı ki, fotoğraf çekmekte bile zorlandık diyebilirim. Maça giderken yolda ilk 11 geldi. Kadroya baktım; Hakan hocamız çok da güzel bir 11 çıkarmış. Zemin dışında oyuncular için ilk dakikalarda biraz zor oldu ama takım kısa sürede oyuna alıştı.
İlk yarıda Akın’ın attığı gol gerçekten çok güzeldi. Akın bu takımın yapı taşlarından biri haline geldi. Her maç gole imza atmaya çalışıyor, atamasa bile asist yapıyor. Aynı şekilde Kaan Baysal… İlk geldiğinde “çilek transfer bu mu?” denilen adam, bugün bu takımın temel taşlarından biri. Hepsini tek tek saysam yer yetmez ama İsmail Kulet zaten tek başına canavar, Bünyamin keza öyle, Talha aynı şekilde. Bu maçta beğendiğim isimler arasındaydılar. Takım her geçen hafta daha da iyiye gidiyor. Jakob da çok çabuk adapte oldu.
Tabii her bir oyuncumuz için böylesine mükemmel bir taraftarın önüne çıkmak ayrı bir motivasyon. Onları daha da cesaretlendiriyor, kendilerini özel hissettiriyor. Sahada bunun karşılığını net bir şekilde gördük ve 4-0’lık bir galibiyetle döndük.
Yağmur hariç en kötü olan neydi derseniz… Uşak taraftarı. İlk defa taraftar otobüsüne bindiğim için daha önce hiç taşlanma gibi bir olay yaşamamıştım. Bu durum beni hem çok üzdü hem de biraz tedirgin etti. Bizimkiler bu konuda çok mu sakin? Asla. Ama en azından tahrik edilmedikleri sürece tribününü yapıp, desteğini verip, evine dönen insanlar. Buna da değinmeden geçmek istemedim.
Sonuçta mutlu döndük, 3 puan bizim. Hakan hocamızın da, Ulaş başkanımızın da dediği gibi: Olanlara değil, önümüzdeki maçlara bakacağız. Kazanarak sonuna kadar devam edeceğiz. Ve umarım, sezonun sonunda yine o şampiyonluk kupasını kaldıran taraf biz olacağız.