Biz henüz partilerin aday adaylarını konuşuyoruz. Önümüzdeki Pazar günü ise komşumuz Bulgaristan 15 ayda 6 kez sandığa gidiyor. Ülkede 15 ayda biri Cumhurbaşkanlığı olmak üzere tam 5 genel seçim yapıldı. Beklenen koalisyon hükümeti kurulamadı. Ülke seçim yorgunu konumuna geldi. Önümüzdeki Pazar günü yapılacak genel seçim sonucuna göre yeni bir hükümet kurulması sadece umuluyor. Ekim veya Kasım ayıda yeni bir genel seçim beklentisi var.
Eskişehirlilerde merak ediyor
Bulgaristan’ın 15 ayda altıncı kez sandığa gitmesi, Bulgaristan taraihinde ilk kez Türk kökenli Bulgaristan vatandaşının Cumhurbaşkanı adayı olması, Bulgaristan’da Türklerin üye olarak çoğunlukta olduğu bir partinin ülkenin üçüncü veya dördüncü parti konumuna yükselmesi, Eskişehirlilerinde ilgisini çekiyor. Göçmen şehri olan Eskişehir’de Bulgaristan ile ilgisi olmayan, gönül bağı olmayan Eskişehirliler de, ‘seçim yorgunu’ konumuna düşerek, komşu ülkede hükümetin bir önce kurulmasını bekliyor.
Elektronik sandık
Yeni seçim yarın yapılacak. Eskişehir’de Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerindeki iki ilkokulda üç sandık kurulacak. Odunpazarı Bölgesindeki sandıkta oylar elektronik olarak kullanılacak. Kağıt ve mühür kullanmadan bilgisayar da oy kullanılacak. yapılacak. Eskişehir’de 4 bine yakın çiftte vatandaş yaşıyor. Ancak, bu çifte vatandaşların yarısı oy kullanmaya gelmiyor. Türkiye’de yaşayan çifte vatandaşlar, vatandaşlık haklarının haklarını vermiyorlar. Eskişehirliler ayrıca seçim çalışmalarını şehrin çeşitli yerlerine asılan duvar panolarından izliyorlar. Bulgarca DPS olan Türkçeye kısaca HÖH diye çevrilen Türklerin çoğunlukta olduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi geçtiğimiz seçimde 36 milletvekili çıkardı. Bu sayı yarınki seçimde 40’a yükselirse, hükümet ortağı olabilecekler. Bulgaristan’ın en büyük ve önemli partisi konumundaki Gerb isimli partide de çok sayıda Türk milletvekili var. Bu seçimde de Gelb’in Türk adayları var. Bir üçüncü partide meclise güçlü girerse, koalisyon kurulabilecek. YENİ BİR DÜNYA
Bulgaristan seçimlerine sosyalizmin yıkılmasından sonra, iki seçimdir tekrar ‘Devletçilik’ ilkesi gündeme hakim oldu. Daha Türkiye’de ‘Avrasyacılık’ hareketi görülmeye başlanılmadı. NATO gölgesinde yaşamaya devam ediyoruz. Balkanlarda ve Bulgaristan’da özellikle Ukrayna’ya NATO müdahalesinden sonra, yeni bir dünya oluşturma seçeneği ortaya çıktı.Rusya ve Avrasya bölgeye ağırlığını koyduğunu söyleyebiliriz. Kısa bir süre sonra bu durum Türkiye’den de görülmeye başlanılacak. Değişim sancıları aslında Türkiye’den de görülüyor. Ama isimlendirilemiyor.
Türkler orada
10 yıl içinde Bulgaristan ile Romanya Avrupa Birliği üyesi oldu.Ülkemizde ise,Ankara’da birçok kez hükümetler Avrupa Birliğine girdik diye havai fişek bile atmışlardı. Türkiye’nin Avrupa Birliğine alınması mümkün görülmüyor. Uzun yıllardır da bu istekten vazgeçildi. Şangany İş Birliği Örgütü ise Türkiye’yi bekliyor. Türk Cumhuriyetleri de oradalar. Yani bir anlamda Kızıl Elma da böylelikle gerçekleşebilir. 4 yıldır, ata toprağı olduğu için bende Bulgaristan’a çok sık gidiyorum. Avrupa Birliği ekonomiyi ayakta tutabilir. Ancak, Bulgaristan halkındaki genel kanı, Bulgaristan’a yapılan bütün yatırımların Sovyetler döneminde yapılmış olduğu yönündedir. Yani, Avrupa Birliğine ülke girdikten sonra, yapılan ciddi bir yatırım görülmüyor. İşin doğrusu bende görmedim. Atatürk’ün ilkelerinden biri de devletçilik ilkesidir. Devletçilik demek, halkçı politikaların uygulanması demektir. Devletçilik politikalarının uygulandığı ekonomilerde ekonomik ve toplumsal yaşama devlet doğrudan müdahale eder. Ya da ekonomiyi yönlendirir. Bulgaristanda da, Neolieberal politikalarının getirdiği açmazlar görülüyor.
Vahşi kapitalist dünya
Demirperde ülkelerinin dağılmasından sonra, Bulgaristan birden bire kendisini vahşi kapitalist dünyada bulunca, sağlıktan, eğitime ve sosyal güvenliğe kadar birçok alanda olumsuzluklar yaşandı. Şimdi, olumsuzluk yaşanan konuların devletçilik ilkesini yaşama geçirerek, onarmak istiyor. Çiller’in başbakanlığı döneminde Trükiye’de özeleştirmelere ağırlık verilmişti. Çiller hatta bir konuşmasında “ son sosyalist devleti yıktık” demişti. Çiller’in sözleri, Atatürk karşıtlığı ile eşdeğerdi. Özellikle küresel salgından sonra bizde ve tüm dünyada devletçiliğin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Demek ki, Atatürk’ün ‘Devletçilik ilkesi’ bizim açımızdan da 100 yıl sonrada tüm dünyada güncelliğini koruyor. Bulgaristan da tekrarlanan seçimler sonucunda bir yol mutlaka bulunacaktır.