Eskiden bir gelenek vardı. Bir şehre vali atandığında, diğer illerde yaşayan gazeteciler aranırdı. Vali soruşturulurdu. Gazetecilere karşı tutumundan çalışma biçimine kadar irdelenirdi. Eskişehir Valimiz Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir valisi olarak atandığında. Biz kendisini Sivrihisar ve Tepebaşı Kaymakamlığından tanıyorduk. Çalışma şeklini bildiğimiz, kaymakamlık döneminde çalışmalarına tanık olduğumuz bir valinin gelişine sevindik. O zaman yazdığım yazı da, Valiyi saha da göreceğiz. Mesai kavramını unutacağımızı belirtmiştim. Şimdi, bunu görüyoruz. Henüz ‘ Hoş geldiniz’ ziyaretleri bitmeden valimiz sahaya indi.
UZATMALI MESAİ
Vali Dr. Yılmaz’ın atanması tüm vilayet yeni yol haritası çıkardı. Vilayette uzatmalı mesai başladı. Valinin yakın mesai arkadaşları valimizin uzatmalı mesaisine hemen alıştı. Vali Dr. Yılmaz imza gibi işlerini uzatmalı mesaiye bıraktı. Daha verimli çalışmak için bu yolu seçti. Önceki günde Valimizin çalışmalarını Seyitgazi ilçesinde sürdüreceğini öğrendik. Bende hemen Seyitgazi’ye hareket ettim. İlk durak Sucaattin Veli külliyesiydi. Sucaettin Veli Anadolu topraklarında bulunan 4 veliden birisidir. Köyün veya şimdiki deyimle mahallenin adı zaman içinde niye Aslanbeyli yapıldı. 4 veliden biri Eskişehir’de biz yerleşim yerinin adını değiştirmişiz.
SUCAETTİN VELİ
15. yüzyılda yaşamı olan Sucaattin Veli kendi adını taşıyan Seyitgazi Aslanbeyli köyündeki türbesinde yatmaktadır. Eskişehir Türk Dünyası Başkentti olduğunda külliye kapsamlı bir restorasyon gördü. Külliye kurtuldu. Tarih yeniden başladı. Bahçesindeki 700 yıllık dut ağaçları da restorasyon ile ortaya çıktı. Valimizden önce köye vardığımda, muhtar ve köyün derneğinin başkan ve yönetim kurulu üyelerinin külliyede valimizi beklediklerini gördüm. Hemen hep birlikte bir balkanlar üzerine sohbete başladık.
BALKANLAR BAĞLI
Sucaettin Veli köyü ile ilgim eskilere dayanır. Köyde iyi dostlarım var. Ama Bulgaristan’ a gittiğimde Balkanlardaki bütün Bektaşi tekkelerinin Sucaattin Veliye bağlı olduğunu öğrenmem şaşırmama neden oldu. Yıllar içinde bağlar kesilmiş. Bu büyük bir kayıptır. Son yıllarda bağlantı kuruluyor ama bence yetersiz bir durum var. Bu konu da bende üzerime düşeni yapmaya başladım. Bu bir anlamda Eskişehir ile Balkanlar arasında bir kültür ve turizm değişimidir. Köylüler valinin isteğiniz var mı? sorusuna susuzluk olduğunu söylediler. Külliyeyi çok bakımlı ve düzenli buldum. Sucaattinlileri kutlamak gerekiyor.
İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYİZ
Valimiz Sucaattin türbe de ilk önce dua etti. Sonra, dilet taşına taş atarak dilek diledi. Köylülerin ısrarı üzerine dilek taşına taş atan Vali Dr. Erdinç Yılmaz acaba ne diledi. Ben hemen Sucaattinlilere daha yüksek bir yöneticilik dileği dilemiş olabileceğini söyleyince, köylüler belki de manevi bir dilek olabileceğini söylediler. Valimiz CHP’li belediyeler ile özellikle iyi diyalog kurmak istiyor. Gelişi güzel dedikodu ve yanlış söylentilerin ortaya çıkmamasını istiyor. Seyitgazi kaymakamımız Abdulkadir Zengin ile valimiz belediye başkanı Uğur Tepe’yi makamında ziyaret etti. Belediye girişinde valimizi başkan ve belediye çalışanları karşıladı. Makamda ise başkan Uğur Tepe’nin valimize ilk sözü” Kaymakamımız ile birlikte, işbirliği içinde çalışıyoruz” sözü oldu. Valimiz belediye başkanımız ile sohbet ederken bende ortalığı karıştırdım. Başkan Tepe, makam odasının duvarına yan yana Kazım Kurt, Ayşe Ünlüce ve Ahmet Ataç ile çekilmiş fotoğraflarını ayrı ayrı asmış. Valimize, “ Belediye başkanımız işi biliyor” diyecektim. Olayı sulandırmamak için sesimi çıkarmadım. Sessizce odadan çıktım. Valimiz, kaymakam ve belediye başkanımız ile bir süre baş başa görüştü.
Seyitgazi ilçemizde yıllarca yıkık şekilde duran taş binanın restorasyonu da çok güzel olmuş. Valimizde beğendi. Burada sayın valimize “Valiliğin Seyitgazi binası olsun” dedim. Valimizde güldü. Devletimizin güzel bir binası olacak. Doğalgaz nedeniyle ilçenin, caddeleri bozulmuş. Her caddede Ayşe Ünlüce duvar fotoğrafları önümüze çıktı. Büyükşehir de bu yaz, bozulan bu caddeleri asfaltlar diye düşünüyorum. Sırada hangi ilçe ziyareti var ki, bizde ilçeye gidip yerimizi alalım.
