Bugün CHP ile ilgili Eskişehir ile ilgili son gelişmeleri yazmak istemiyorum. Çünkü net bir durum yok. Bayram mesaisi bitti. İşler kaldığı yerden devam edecek. Noterden imza ile kurultay toplanmasının imkanı yok. Bana göre kurultay en erken bir yıl sonra toplanır. Atı alan Üsküdar’ı geçer. CHP’nin yanı sıra gündemi de takip etmemiz gerekiyor. Kısacası, CHP’de yaşanan bölünmeler, kişisel değil, siyasidir. Kılıçdaroğlu tarafından belediyelere yönelik çalışmalarda başlayacak. Belediyeciler, belli bir CHP düzeni içine alınacak. Belki de, Yılmaz Hoca’ya beklenen ve konuşulan görevde bu kez Kılıçdaroğlu tarafından verilebilir. Eskişehirliler CHP’deki gelişmeleri herkesten önce her zaman olduğu gibi bu köşeden öğreneceklerdir.
Bu köşede zaman zaman Eskişehir’in kısa dönem tarihi ile ilgili bilinmeyen ya da az bilinen olayları da yazıyorum. Buradaki amaç okuyucuya bilgi vermek ve tarihe bir not düşmektir. Eskişehir’de ne olmuş, kim ne yapmış. Bu bilgiler geleceğe de yön verecektir.
ŞU DAVUT HEYKELİ
Büyükşehir Belediyesi CHP’de yaşanan şu genel başkan krizi öncesinde Eskişehirlilere şu açıklamayı yaptı:” Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında, Belediyemiz bünyesindeki heykel atölyelerinde üretilen “Davud Heykeli” nin Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmek üzere yeni yola çıktığı yönünde paylaşımlar yapıldığı tespit edilmiştir. Gerçeği yansıtmayan ve güncel olmayan bu paylaşımlara karşı kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılması gereği doğmuştur. Söz konusu haber ve paylaşılan fotoğraflar, Belediyemiz tarafından 16 Eylül 2011 tarihinde basına servis edilmiş olan, yaklaşık 15 yıl öncesine ait eski tarihli bir basın bültenine aittir”.
KONU ÇIKARMAK İSTİYORLAR
Yılmaz Hoca döneminde o bilinen yapı, hocayı küçültmek ve sinekten yağ çıkarmak için heykellere takmıştı. Nüfusa oranla en çok heykelin Eskişehir’de olduğu gerçektir. Ama kimse bu durumdan rahatsız değil. Hatta turizmin artışa geçtiği şehrimizde bu heykellerin önünde fotoğraf çektiren turistler görmek beni de ziyadesi ile mutlu ediyor.
Büyükerşen, başkanlığı döneminde 1500 yılında Rönesans döneminin ünlü heykeltıraşı Michelangelo tarafından mermerden yaptıran ve bugün İtalya’da dikili olan Davut heykelinin kopyasını Eskişehir’e yaptırdı. 5 .17 metre yüksekliğindeki heykel İtalya’ya dikildi. Ama Eskişehir’e dikilebilir miydi? Hocada neden olmasın düşüncesi hakimdi. Yerini de buldu. Rönesans, döneminde yapılan ilk devasa heykel, 16. Yüzyıldan günümüze konuşulan ve üzerinde yorum yapılan bir heykeldir. Heykel, Floransa Cumhuriyeti’nin 1494 anayasasında yer alan sivil özgürlüklerin savunulmasını sembolize etmeye başladı.
ESKİŞEHİR’E YANSIMASI
Davut heykelinin Türkiye'ye en büyük yansıması, Türk sanatçı Serkan Özkaya’nın 2005 yılında gerçekleştirdiği yeniden üretim projesidir. Sanatçının Michelangelo'nun dev eserinden esinlenerek altın sarısına boyadığı 10 metrelik strafor heykel, 9. İstanbul Bienali için Şişhane Meydanı'na yerleştirilirken yıkıldı. Bu ironik kaza ve heykelin daha sonra Eskişehir'de yeniden üretildi. Hoca, heykeli kent parkta suyun içinde ağaçlık bir kesime dikmek istedi. Ama belediye çalışanları Eskişehir’deki parkta suyun içinde ağaçlıkla kaplı alana bile heykeli dikmekten çekindiler. Yani, heykel elde kaldı. Heykel, Amerika'ya satıldı. Türkiye'de sanatın kamusal alandaki yeri ve sansür tartışmalarını alevlendiren ikonik bir kültürel serüvene dönüştü. Tarihte yerini bu şekilde aldı. Dedikodusuna da belediye yönetimi izin vermedi.