Biz Eskişehirli gazeteciler olarak bu yıl ki Çalışan Gazeteciler Gününün en büyük kazanımı Cumhuriyet Başsavcımız Üzeyir Karakülah’ın, Eskişehirli gazeteciler için Adliye’de Basın İletişim Ofisi’nin açılmasıdır. Eskiden en iyi gazeteciler Adliye ve Polis Muhabirlerinden ortaya çıkardı. Son yıllarda bu durum değişmişti. Eğer, biz gazeteciler Cumhuriyet Başsavcımız Üzeyir Karakülah’ın hayata geçirdiği İletişim Ofisini iyi değerlendirebilirsek, genç gazeteciler için bu ofis bir okul veya derslik işlevi de görebilir.

Eskiden İletişim Fakültelerinin büyük önemi vardı. Türkiye’de ilk kez İletişim Fakültesi olarak kurulan fakültede Anadolu Üniversitesi bünyesinde oldu. Sonra, hukukçular, iletişimciler ve iktisatçılar gazeteciliğe el atınca, İletişim mezunlarının gücü gerilerde kalmış oldu. Gelişmelere uymak gerekir. Anadolu Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmelere göre üniversitedeki bölümleri yeniden şekillendirdiğini görüyoruz.

AĞIR CEZALAR

Biz genç gazeteciler olduğumuz yıllarda, günlük mesaimize Emniyet Müdürlüğünde daha doğrusu Emniyet’in Asayiş Şube Müdürlüğünde başlardı. Eski Adliye binasında o zaman bir ağır ceza mahkemesi vardı. Haftada üç gün olan Ağır Ceza Mahkemesi mutlaka takip edilirdi. Ağır Ceza Mahkemesindeki önemli duruşmalarını izlerdik. Mahkemede anlamadığımız, konuları o davanın tozlu ve kalın dosyasını tek tek okuyarak, haberimizi yazardık. Eskişehir’de polis ve adliye muhabir olarak sayımız beşi geçmezdi. Beş kişi birbirini de gerektiğinde atlatırdı.

YARGILANANDAN TEKME

Bizim o dönemimizde, karakolda, polis birimlerinde ve de Ağır Ceza Mahkemelerinde fotoğraf çekmek serbestti. Ağır Ceza da karardan önce, herkes hızlı bir şekilde yargılanın fotoğrafını çekerdi. Mesela bir arkadaşımız, vesikalık çeker gibi yargılanın fotoğrafını çok yakından çekerdi. Birkaç defa ağır cezalara çarptırılan suçlular tarafından tekme yemişti. Bu arkadaşımızın yediği tekmeleri meslek kazası olarak sayardık. Ağır Ceza Mahkemesi başkanları zaman zaman mola verir ve bizde çay ısmarlardı. Herkes zamana karşı yarışırdı. Eskişehir’de suç sayısı düşük olduğu için, Ağır Ceza Mahkemesinin ikincisinin açılması yılları aldı. Bazı arkadaşlarımız fotoğraf makinalarının filmlerini, Ağır Ceza Mahkemesinin dolaplarını karanlık oda olarak düşünerek, içine girerek değiştirirdi. Çok arkadaşın film değişimine dolapların kapaklarını dışarıdan tutarak yardımcı oldum.

SÖZÜNÜ TUTTU

Başsavcı Karakülah, daha önce verdiği ofis sözünü Çalışan Gazeteciler Gününde yerine getirmesi de anlamlıdır. Gazeteci de sağlıklı koşullarda duruşmaları takip ederek, haberini de elverişli şartlarda yazacak. Belki de bu ofiste avukat ve haberini tamamlamak için taraflarla görüşecek. Başsavcı Karakülah’ın da dediği gibi” Kamuoyunu doğru ve tarafsız bilgilendirme görevini büyük bir sorumluluk ve özveriyle yerine getirecek”.

SADECE GAZETELER Mİ?

Karakülah sadece gazetecilerin hayatını kolaylaştırmadı. Göreve atandığından bu yana, tozlu raflarda bekleyen dosya temizleme oranını yüzde 99 seviyesine getirdi. 2025 yılında soruşturmaya kaydedilen 64 bin 76 dosyadan 63 bin 219’unun karara bağlandı

Başsavcı’nın kadın ve çocuklar ile suçlarda ve yargılanmalarda duyarlı olması, mahkemelere de yansıyor. İki konuda yürütülen çalışmalarda da gözle görülür, hızlanma var. Bizler bu ofisinin değerini bilirsek, genç gazeteciler için okul işlevi görecek.