14 Mayıs seçimleri için geri sayım sürüyor. Yeni sisteme göre iki ayaklı seçimin birinci ayağını oluşturan Cumhurbaşkanlığı için adaylıklar YSK kararları ile kesinleşti. Sıra geldi seçimin ikinci ayağına. İkinci ayakta milletvekili seçimleri var. Merak edilen ise milletvekili geçici aday listelerinde kimler yer alacak… Asıl kıyamet listelerin verilmesinden sonra kopacak. Listeye girenler, giremeyenler, listedeki yerini beğenenler beğenmeyenler, isyan edenler, yutkunanlar…

Geçmişte çok gördük. Çok eleştirilen “eski Türkiye”nin demokratik geleneklerinden birisi partilerin yaptıkları ön seçimlerdi. Seçimler hem öyle iki ay gibi bir süreye sıkıştırılmaz geniş zamanlı dayatmadan uzak “demokrasi şöleni” şeklinde gerçekleşirdi. Aday adayları sahaya çıkar önce partililerini, sonra vatandaşları ikna turları yaparlar, seçim büroları açılır, oralarda toplantılar düzenlenir, çaylar içilir, kulisler gerçekleştirilirdi. Sonra aday adayları delegenin kantarına çıkar, delegenin tercihine de saygı duyulurdu. Ufak, tefek isyanlar olsa da tüm aday adayları seçimlerin kalan bölümü için kol kola yürüyebilirlerdi. Ön seçim biraz daha temsilde adaleti sağlamaya yönelikti.

Peki, şimdi son durum ne derseniz, lobisi olanın, parası olanın listelerde daha kolay yer bulabildiği, genel başkanın iki dudağı arasına sıkıştırılmış adına da “demokrasi kokusu” diyebileceğimiz, kırgınlıkların, küskünlüklerin hatta yol ayrımına varan kavgaların kilometre taşlarını döşeyen ucube bir sistemden söz ediyoruz.

Bir ara 90 yılların başlarında aday sayısının iki katına çıkarıldığı, alt sıralarda yer alan ancak seçmenin tercihi ile öne çıkabilen isimlerin olabildiği “tercihli sistem” diye tanımlanan uygulama bile bugünkü durumdan çok daha demokratikti denilebilir.

Nostalji yaparak kafanızı ütülemeyeyim. Zaten yukarıda anlattıklarımızı bugün yeni neslin belki de en yaşlıları hayal gibi hatırlayabilir, diğerleri de; “demek bugünkünden daha demokratik, biraz daha temsilde adaleti sağlayabilen bir dönemi de yaşamış bu ülke” diyerek öykünebilirler…

Bugünkü uygulama baraj sistemi ile temsilde adaleti, genel merkez yoklaması adı verilen ve adayların tek merkezden belirlendiği katılımcılıktan uzak mantık hataları ile dolu düzenleme ile dayatmacı bir anlayışın ürünü. Sorarsanız her parti bu uygulamalardan rahatsızdır, ancak siyasi partiler ve seçim yasalarından kaynaklanan durumun düzeltilmesinden yana çabası olana da rastlayamazsınız…

Gelelim “dananın kopacak olan kuyruğuna.” 14 Mayıs seçimleri için yarın partiler milletvekili aday listelerini YSK’ya teslim edecekler. Yarın saat 17.00 itibariyle milletvekili geçici aday listeleri YSK’ya teslim edilmiş olacak. Bundan sonra listelerde boşalmalar olması durumunda ilaveler yapılabilecek. Bu sebeple yarın itibariyle gözler partilerin genel merkezleri ile YSK’ya sunulacak listelerde olacak..

İşin Eskişehir tarafında CHP, İYİ Parti ve AK Parti’nin aday listeleri merak ediliyor. Eskişehir’de iktidar partisinde Nabi Avcı üç dönem kuralına takıldığı için yok. Emine Nur Günay aday başvurusunu İstanbul’dan yana yaptı. Geriye kalıyor Harun Karacan o listelerde yer alacak mı? Listeleri nasıl olacak. CHP’de iki milletvekili Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü yerlerini koruyabilecek mi? İYİ Parti’de liste nasıl oluşacak? Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu listede olacak mı yoksa yenilenmiş bir listede sıralama nasıl olacak?

Sonrası mı? Onları da bir başka yazıya konu ederiz olmaz mı?