Eskişehir’de altı yıllık kaymakamlık deneyimi olan valimiz Dr. Erdinç Yılmaz, Mimar Sinan gibi ustalık eserlerini Eskişehir’de hayata geçirmekte kararlı olduğunu gösteriyor. Biz kendisini Sivrihisar Kaymakamı olarak görev yaparken tanıdık. Bir Sivrihisarlı olarak beni de Sivrihisar’a katkı için çalıştırdı. İşi sonuç alıncaya kadar takip eder. Hedefi hizmeti en iyi şekilde halkın yararına ortaya çıkarmaktır. Sivrihisar’da bugünkü turizmin ve tanınırlığın temellerini bizzat valimiz Dr. Yılmaz atmıştır. Sivrihisar’daki çalışmalarına Tepebaşı İlçemizde de devam etmiştir. Vali olarak bugünün provasını da Tepebaşı İlçemizde yapmıştır.
6 yıl Osmaniye Valiliğinden sonra tekrar geldiği Eskişehir valiliğinde ‘ustalık dönemine’ başlamıştır. Mimar Sinan’ın çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemim dediği eserlerini merakımdan tek tek incelendim. Mimar Sinan’ın bu sözlerini çok severim. Ağırnas’tan zor koşullardan çıkan Mimar Sinan dünya ölçeğinde bir mimar olmuştur.

CUMHURİYET’İN ERDEMİ

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Demirel’in “İşte, cumhuriyet benim” sözünü de çok severim. Isparta’nın bir köyünde çobanlık yaparken, zor şartlar altında eğitimini tamamlayan Demirel, cumhurbaşkanlığına kadar yükselmiştir. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet de bu demektir. Köyde çobanlıktan devletin başına geçmişti. Cumhuriyet’in sunduğu, ortaya çıkardığı fırsat budur. Valimizde zor şartlar altında başarılı bir eğitim hayatından sonra, şimdilik Eskişehir Valiliğine kadar geldi.

KİMSESİZLERİN KİMSESİZİ

Eskişehir’de vali olarak yaptığı ilk açıklamada kimsesizlerim kimsesi olacağını açıklayan Dr. Erdinç Yılmaz’ a 24 saat az geliyor. Hemen yanında değiliz, ama valimizin yanımızda olduğunu hissediyoruz. Vali Dr. Yılmaz ile ilgili ilk ses vilayet çevresinde yaşayanlardan geldi. Bir sabah bana valinin ziyaretlerine geldiğini söylediler. Bende Vali ne yapıyor? düşüncesi ile ziyaretlerini inceledim. Şehit ve gazi ailelerinden huzurevi sakinlerine, ilgiye ihtiyacı olan insanlara kadar herkesi ziyaret ediyor. Çözüm üretiyor. Valiliğin rutin işlerini takip ediyor. Her kesimden insanla yüz yüze temas ediyor. Sorunu yerinde çözüyor. Devletin sıcak yüzünü herkes görüyor. Ben demiştim. Oturan vali olmaz diye. Bu kadarını da gerçekten beklemiyordum. Ustalık dönemi bu olsa gerek.

24 SAAT MESAİ

Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın mesai saati gözetmeden çalışacağını söylemesi de belki bazıları tarafından abartı olarak görülebilir. Ben bu şekilde 40 yılı aşkın gazeteciyim. Çok değerli valilerimiz oldu. Biz tanımadan, Eskişehir’de görevi bitirip gidenlerde oldu. Ama geceleyin çalışan valiyi ilk kez gördüm. Artık akşamları, eve gelirken, tasarruf tedbirlerine uyarak, yeterli aydınlatılmış ve valinin çalışma odasında ışık yanıyor. Vali günün yorgunluğunu belki de sade bir kahve ile atmaya çalışırken, günlük işleri kontrol ediyor. Vakit alan imzalanacak evrakları, sakinlikte imzalıyor. Yarının işlerini mesai arkadaşları ile bir düzene koyuyor. Bu durumu gören Eskişehirli de kendisini daha güvende hissediyordur. Bunun olumlu yansımaları da olacak.

SÖZ HAVADA KALMADI

Dr. Vali Yılmaz, geldiğinde mesai kavramına takılmayacağını söylemişti. Bu sözün anlamını mesai dışında valiliğin önünden geçenler bugün anladı. Vali Yılmaz, Türkiye’nin ve dünyanın en güzide şehirde çalışmanın mutluluğunu yaşayacağını belirterek,” Eskişehir’imize ne katabilir ne değer kazandırabilir, güzelliklerine ne kadar katkı sağlayabiliriz, daha iyi olması yolunda nasıl bir etki yapabiliriz, hep bunun gayreti ve çalışma azmi içinde olacağım” demişti. Bu sözünün boş ya da öylesine söylenmiş bir söz olmadığı çok kısa sürede ortaya çıktı. Valimizin ustalık döneminde daha ne ilginçlikler göreceğiz. Hedef daha iyi, daha güzel Eskişehir olacak. Bu yıl baharla birlikte turizm anlayışımızda gelişecek. Daha gelişmiş bir Eskişehir, Türkiye’nin de bir adım daha ileriye gitmesi demektir. Kendimizi daha güvende hissediyoruz.