Eskişehirspor’un liglerde en şaşalı dönemlerine şahit olduk. Tom ve Mitroviç Hocalı Eskişehirspor liglerde heyecan yarattığı dönemde, Milliyet’in Eskişehirspor muhabirliğini yaptık. Eskişehirspor liglerin neresinde olursa olsun, Eskişehirspor taraftarı her zaman on binler ile ifade edilir. Deplasmana özel tren kaldırır. Kentte deplasman için otobüs sıkıntısı çekilebilir. En az 30 bin kişi ile deplasmana gittiğine şahitte olduk. Eskişehirspor taraftarı olmak heyecan ve ruh işidir. Şimdi, teşvik primi için işadamlarımız yarışıyor. Eskişehir tarif edilirken göçler ile kurulan şehir olduğuna vurgu yapılır, teşvik biriminde de Eskişehir’de üreten işadamlarından Balkan Türklerinin önde olduğu görülüyor.
BALKAN TÜRK’Ü
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız Eskişehirspor maçını dikkate almayarak, birçok Balkan Türk’ünün kurduğu dernekleri, toplantıya çağırdı. Toplantı saati de Eskişehirspor maçına denk geldi. Toplantı tabii ki, maç sonuna ertelendi. Toplantıya gelen işadamlarımız tek tip giyinmişti. Hepsinde Eskişehirspor forması vardı. Eskişehirlileri birleştiren Kırmızı-Siyah takımımızın forması olduğunu pratik yaşamımızda da görüyoruz.
FORMAMIZIN GÜCÜ
Belki yaşamımızda, dikkatimizi çekmiyor. Belki de üzerinde durmuyoruz. Dikkat ettiğimizde, şehrin en büyük sanayicilerinin Balkan Türklerinden oluştuğunu görüyor. Teşvik listesine baktığımızda da bunu görüyoruz. Firuzhan Kanatlı, Nebi Hatipoğlu,Celalettin Kesikbaş,Metin Güler, Rüştü Şentuna ve ERİAD üyesi işadamları, Kazım Kurt, Melih-Ezgi Turan. Kısacası, teşvik primi taahhüdünde bulunan işadamlarının veya siyasetçilerimizin yüzde 99’u Balkan kökenli işadamlarımızdan oluşuyor.
40 YILLIK TARİHİMİZDE
Ayvalık maçında Erhan maç fotoğraflarını gönderince, tribünleri göremedik. Sorduk. Bin kişilik tribün varmış. Fotoğraflar da deniz manzarasına sahipti. Ama sonuçta, yenildik. Turu zora soktuk. Eskişehir’de rövanşı alacağız. Birlikte yaşadığım Eskişehirspor’un 40 yıllık tarihini yakından biliyorum. Ne zorluklar aşıldı. Ne ekonomik sıkıntılar çekildi. Mesela, aylardır para yüzü görmeyen futbolcularımıza dönemin teknik direktörü Mitroviç, cebinden Alman markı dağıtmıştı. Rahmetli başkan Selami Vardır, noteri çağırarak, Eskişehirspor’dan alacağı olanlara borcunu sildirmişti. Başka türlü başkanlık yapamayacağını söylemişti. O dönem Ahmet Ataç da, as başkandı. Aydın Arat döneminde, takımın pek çok sorunu çözüldü. Eskişehirspor’un iyi bir noktaya gelmesi için Aydın Arat sonuna kadar mücadele etti.
SAHTE FUTBOLCU
Aydın Arat, bir gün bana Eskişehirspor nedeniyle, takıma destek olmayan bir işadamının şehir içindeki akaryakıt istasyonlarının çevresini kazdırdığına üzüldüğünü söylemişti. Kısacası Aydın Arat’ın ömründen ömür gitti. Arat’ı kandırmak için Afrika’dan sahte futbolcu getirildi. Eskişehirspor’a satılmaya çalışıldı. Gazeteciler olayın farkına vardı. Aydın Arat başkan uyarıldı. Bir dönem Yugoslavya’nın Partizan takımına benzetildi, Eskişehirspor. Bugünlere kadar geldik. Hepsi geride kaldı. Balkan Türk’ü işadamları kolları sıvadı. Şehirde birbirleri ile kavga edenler, Eskişehirspor’da birleşiyor. Bizi birleştiren ve Balkan Türk’ü kökenli işadamlarının mali kaynakları Eskişehirspor için ortaya koyduğu bir aşamadayız. Biraz gayretle engeller aşılacaktır.