Eskişehir Ticaret Odası başkanı Metin Güler, zaman zaman Eskişehir kamuoyu ile Eskişehir ve Türkiye ekonomisi üzerine düşüncelerini paylaşıyor. Güler bir yandan, 2026 da işlerin hızlanmasını umut ettiğini belirterek, jeopolitik risklerin ve savaş ortamlarının ekonomi üzerinde risk oluşturduğunun altını çizdi. Ülkemizde işsizlik rakamlarında işsiz sayılmayanların sayısı 2.5 milyon kişiye dayandı. Yani, eğitim ve iş bulmaktan vazgeçen 2 milyon 500 bin insanımız var. Bu açıdan da Güler’in söylediklerinin önemi ortaya çıkıyor.

UMUT TÜCCARINDA EKMEĞİ

Başkan Güler, odanın Aralık ayının son toplantısında dünyadaki gelişmelerin ve belirsizliğin ticaret iştahsızlığının azalmasına neden olduğunu söyledi. Başkan Güler bu yılın ikinci yarısında sıkı para politikasının gevşeyeceğine inandığını ifade etti. Yeni yıl Amerika’nın Madura’yı kaçırması ile başladı. Küresel çapta siyasi istikrarsızlık, ekonomiye yansıyacak. Kemerler daha da sıkılaşacaktır. Güler’in 2026 yılına ilişkin umutları, ‘Umut fakirin ekmeğidir’, sözünün ‘Umut tüccarın ekmeği’ şeklinde değiştiği anlamına da gelir. Ayrıca, ülkemizde işsizlik rakamlarında işsiz sayılmayanların sayısı 2.5 milyon kişiye dayandı. Yani, eğitim ve iş bulmaktan vazgeçen 2 milyon 500 bin insanımız var. Resmî işsiz sayısı ise 3.1 milyon kişi olduğu biliniyor.

SİSTEM SONUCU

Her siyasi sistem olayların ve toplumların gelişmesini kendi istediği şekilde yönlendirmek ve şekillendirmek ister. Bugün dünyada hâkim olan sistem, biz istesek de istemesek de Atlantik sistemidir. Bu sistem içinde bulunan ülkeler derin ekonomik krizlerle karşılaşıyor. Avrupa’da, ekonomik krizle mücadele ediyor. Almanya’da fabrikalar kapanmaya, üretimde yavaşlama başladı.

UMUTSUZLUK DAĞILMALI

Bu köşede zaman zaman yazıyorum. Cumhuriyetimiz kurulduğunun hemen arkasından dünya ekonomik krize girdi. Ama 1920’lerde dünya ekonomik kriz ile boğuşmaya başladığında, dünya Atatürk’ün Türkiye ile Sovyetler Birliği krizden etkilenmedi. Avrupa o günkü krizden büyük ölçüde etkilendi. Atatürk’ün ekonomi ve siyasi politikaları ülkemizin önünü açtı. Atatürk’ün denenmiş politikalarından onun ölümünden sonra vazgeçtik. Atlantik sistemine girdik. Bu hale geldik. 12 Eylül darbesi ile birlikte ısrarla uygulamaya geçtiğimiz adına serbest piyasa ekonomisi adını verdiğimiz sistemden vazgeçmezsek, başkan Güler bu türden açıklamaları sürdürür. Hayat pahalılığı devam eder. Biz çalışanlar, yakınmaya devam ederiz.

TARTIŞACAĞIMIZ KONU

Asgari ücret artışı, emekli maaşlarındaki artışı tartışmadan önce, ülkemizdeki her alanda üretimi artırsak, üreticiye daha fazla üretmesi için devlet olarak gereken desteği yapsak, yakındığımız sorunlarımız ortadan kalkacak. Mesela Çinliler Atatürk’ün ekonomi politikalarını uygulayarak, dünyada bir numara olduklarını söylüyorlar. Biz ise 12 Eylül’den sonra Çikita muz ve herkesin cebinde dolar olacak mantığı ile hareket eden ekonomi anlayışını sürdürüyoruz.

Kendisine Neoliberalizm ekonomik sistem adı verilen anlayış, 24 Ocak 1980 yılından bu yana aldığı kararlar ile halen devam eden ekonomik sıkıntılarımızı çözememiştir. Çözecek gibi de görünmemektedir. O zaman Cumhuriyetimizin kuruluşunda uygulanan ve başarılı olan ekonomik sisteme geri dönmeliyiz.