Eskişehir’de Esnaf Odaları seçimleri gerçekten çok heyecanlı geçiyor. Bu defa kıran kırana bir rekabet olduğunu gözlemliyoruz. Seçimlerin atmosferine dahil olduğunuzda kendinizi öylesine kaptırıyorsunuz ki? Bazen kendinizi gerilim filminin ortasında zannediyorsunuz? Bu defa statükonun devamına itiraz var, tepki var bir tık öteye gideyim isyan var gibi duruyor. Öyle bir hava var ki sanki büyük değişimin ayak seslerini duyuyorsunuz.

Bugüne kadar ismi kamuoyu tarafından pek öyle bilinmeyen odalarda bile nerede ise tek başına yarışan bir başkan yok. Oda seçimlerinin nerede ise ilçeler dahil tek adayla gerçekleştiğini söylemek mümkün değil. Adı sanı pek duyulmamış sadece esnaf sicili tutmakla görevli olduğu bilinen odalarda bile en az iki adaylı seçimlerin yapıldığına pek tanıklık etmiş değildik bugüne kadar. Her seçimde tansiyonun yükseldiğine de tanıklık ediyoruz… Sanırsınız ki genel seçim var. Öyle ki seçimlere katılım oranı da bir hayli yüksek. Nerede ise oy hakkına sahip kaç üye varsa seçime katılıp oy kullanıyor. Benim için şaşırtıcı olan o… Elbette seçim deyince demokrasi akla geliyor. İrade beyanı önemli. Üyelerin örgütlerine, odalarına sahip çıkması da sevindirici. Bu arada çatı örgütü Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen’in de birden bire performansı arttı. Her seçim ortamında Ekrem beyi görüyorsunuz. Bu normal bir gelişme diyeceksiniz de toplantılardaki heyecanı biraz farklı gibi geldi bana…

Bir önceki yazımda gündeme getirdim hakikaten bu defa oda seçimleri sanki genel seçim provası gibi. Kapı kapı ziyaretler, hal hatır sormalar, sorunların çözümü için projeler üretmeler ve ikna turları… Yıllar var ki bu seçimler ile ilgili “üyenin kendini bu kadar değerli hissettiği” dönem olmamıştır. Üye odalar için aidat veren, aidatını vermediği zaman sicil işlemleri askıya alınan, hatta hakkında “icra işlemi” uygulanan kişi olmaktan “hatırlı ve saygın” bireylere dönüşmüş durumda. Çünkü koltuk kıymetli, makamlar değerli…

Neyse derin konulara girmeye gerek yok. Aslında iyi tarafından bakarsak, bu kadar kutuplaştırılmış, siyasi yarılmaya sebep olunmuş bir toplumun sandık özlemi gibi de değerlendirmek gerek oda seçimlerini. Bir nevi karşı mahalle hesaplaşmasına dönmüş gibi görüntülere sebep olan bu oda seçimlerinin sonuçlarının da en çok takip edilen haberler arasında olduğunu da belirteyim. Yani taraflı tarafsız, karşı mahallede olan olmayan bu tür seçim sonuçlarını merakla takip ediyor.

Şu seçim anketi yapanlar ile ilgili “kararsızlar” ibaresi var ya kendilerine tarafları ve siyasi tercihleri sorulduğunda, “rengini belli etmeyenler” aslında tarafsız değil bana göre işte onlar işin gerçek rengine dair ipuçları veriyorlar. “Seçim sonucu ne olur, ne olmaz diye durumu kurtarmak” arzusundaki uyanıklardan söz ediyorum. Onlar geçmişte “mavi boncuk” ekipleri olarak bilinirlerdi. Kendilerine “Kime oy vereceksiniz?” diye soran siyasetçilere, “Elbette benim gönlüm sendedir” mesajı ile durumu idare edenlerin adı oldu, “kararsızlar!”

Yakın gelecekte yapılabilecek bir erken genel seçimde de, Esnaf Odaları Birliği’nin çatı seçimlerinde de aslında işin rengine dair ipuçlarını, “rengini belli etmeyenler” veriyorlar. Gördüğüm kadarı ile önümüzdeki dönemde yapılacak seçimler öncesinde buralardaki sonuçların gerçek bir kamuoyu sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yanılır mıyım? Bilemiyorum. Zaman her şeyin en iyi cevabını verecektir. Eğer ömrümüz görmeye yeterse yine birlikte değerlendiririz.