Son günlerde CHP’nin gündemi istifalarla sarsılıyor.
Önce Kadın Kolları’nda patlak veren krizler ardından Gençlik Kolları’nda peş peşe gelen ayrılıklar…
İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir’in istifası, partide uzun süredir konuşulan sorunların sadece görünen yüzü.
Mesele birkaç isimle sınırlı değil.
CHP adım adım gençleri kaybetme konusunda “uzmanlaştığını” adeta kanıtlıyor.
Her istifa, bir gencin daha partiden uzaklaşması demek.
Her ayrılık, partinin geleceğine indirilen yeni bir darbe.
Sormak gerekiyor:
CHP gençleri nasıl kaybetti?
Aslına bakarsanız yaşananlar CHP İl Gençlik Kolları’na açık bir müdahaledir.
Oğuzhan Demir aylardır sistematik baskılarla mücadele etmiştir.
“İstifa etmezsen görevden aldırırız” anlayışıyla mobinge maruz kalmıştır.
Peki neden?
Çünkü Demir, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a ve CHP İl Başkanı Talat Yalaz’a muhalifti.
İstenmedi.
Ötekileştirildi.
Ne yaptıysa kendini kabul ettiremedi.
Hal böyle olunca kongreyi Kazım Kurt’a rağmen kazanan Demir’in bir şekilde gitmesi gerekiyordu.
Bu sürecin, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Selvinaz Durur üzerinden yürütülmesi tesadüf değildi.
İstifa teklifi her ne kadar Durur’dan gelmiş gibi görünse de arka planı herkesçe biliniyordu.
Görünen o ki partideki karar mekanizmaları, gençlerin enerjisini, iradesini ve emeğini yok sayıyor.
Gençler vitrin süsü olarak görülüyor.
Söz söylemeye, itiraz etmeye, kazanmaya kalktıklarında ise kapının önü gösteriliyor.
CHP bugün gençleri dinlemediği için değil, gençlerden korktuğu için kaybediyor.
Ve unutulmamalı!
Gençleri susturarak büyüyen bir parti yoktur.
Ama gençleri küstürerek küçülen çok parti vardır.
Kuantum Özge der ki:
“Evren olasılıktır, yaşam farkındalık.”