CHP’de yerel seçimler öncesi bir süredir devam eden kriz tırmanmaya başlayınca CHP’nin çiçeği burnundaki lideri Özgür Özel Eskişehir’e gelerek bizzat krize müdahale etti. Odunpazarı ekibi ile Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yer aldığı kesim arasında yaşanan krizde nerede ise ipler kopma noktasına gelmişti. Sosyal Demokrasi Derneği tarafından Odunpazarı Belediyesi’nin desteği ile düzenlenen “Yerel Yönetimler Çalıştayı” sebebiyle patlak veren krizde saflar biraz daha netleşti. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç düzenlenen çalıştay hakkında kendilerinin bilgilendirilmediğini sadece programda konuşmalarının olduğunu öğrendiklerini, her hangi bir bilgilendirmede de bulunulmadığı gerekçesiyle katılmayacaklarını ortak bir açıklama ile duyurdular. İşin özeti CHP’de İl Kongresi’nden bu yana devam eden ve aday belirleme süreci ile zirveye çıkan bilek güreşinde şimdilik kazanan yok. Kriz büyüme eğilimine girince CHP Genel Başkanı Özgür Özel bizzat Eskişehir’e gelerek Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile ayrı ayrı görüştü. Aynı saatlerde bir başka etkinlikte olan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un görüşmede hazır bulunmaması da dikkat çekti. Muhtemeldir ki kurultay sürecinde kendisine Eskişehir bazında en büyük desteği veren Kazım Kurt ile CHP Genel Başkanı’nın da görüşmediğini söylemek mümkün değil. Mutlaka bir görüşme olmuştur ama bu görüşme arka kapı diplomasisi ile gerçekleşmiş olabilir… Bazı CHP’lilerin krizin sebebi olarak da Özgür Özel’in bizzat kendisi olduğunu, Eskişehir konusunda bugüne kadar net tavır alamadığını söylüyorlar.
Özel’in bu durumda Eskişehir’e gelerek konuya müdahil olması sorunun çözümlendiği anlamını taşıyor mu? Bence taşımıyor. Konuyla ilgili defalarca yazdım, “Yılmaz Hoca ben adayım” dediği sürece bir başka ismin “ben adayım” demesi pek mümkün değil diye. Bir başka yazımızda da “Yılmaz hocayı ikna mı edecekler?” diye sorduktan sonra, “İşin içinde bir ikna meselesinin olduğu kesin ancak “Yılmaz Hoca Genel Merkezi mi ikna eder?” yoksa “Genel Merkez ve Özel, Yılmaz Hoca’yı mı ikna eder?” orasını bilemeyiz. Ama Eskişehir’de Yılmaz Hoca “ben adayım” derse başkaları, “yok sen aday olma” diyebilir mi? Asıl baba soru bu olsa gerek” diye yazmıştım. Sonunda bir ikna meselesi gerçek oldu. Sonuçta Eskişehir’de krizin büyüdüğü karşılıklı suçlamaların ve yüksek sesle konuşmaların CHP Genel Merkezi tarafından duyulduğunu görüyoruz. Eskişehir, CHP için neden bu kadar önemli? 25 yıldır tek turuncu olmayan yani iktidar partisi tarafından yönetilmeyen büyükşehir konumunda. Eğer bugün kişisel kaprisler ve yüksek beklentiler sebebiyle yerel yönetimler seçimlerini CHP’nin kaybetmesi durumunda olabilecekleri CHP’liler düşünemiyor bile. Doğrusu bu yerel seçime kadar her şart altında CHP’liler tarafından “çantada keklik” olarak görülen Eskişehir için bu defa aynı kanaat zayıflamaya başladı. Bu kanaatlerin değişmeye başlamasıyla birlikte CHP içerisinde yaşanan tartışmalar, çıkarılan krizler CHP’lilerin “Yerel seçimde nasıl başarılı oluruz?” sorusunun da sık sık sorulmasına sebep oluyor. Bugüne kadar her seçim döneminde rahat rahat sahada gezen CHP’liler bugünden seçim sonunda yaşanabilecekleri düşündükçe biraz panikliyorlar diyebiliyorum. Çünkü bunu sahada görmek mümkün. Bugüne kadar Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in sözünün üstüne söz söylemeyenlerin bugün onu tartışmaya açması sebepsiz değil. Kaybetme korkusu bir tarafa, Eskişehir’i “çantada keklik” görülmesinden de kaynaklı hareket ettiklerini düşünmek mümkün.
Özetle CHP Genel Başkanı’nı hem de gece yarısı ani bir kararla Eskişehir’e kadar getirecek bir sebep olmalı. Özel’in Eskişehir çıkarması sorunu çözdü mü, daha da derinleştirdi mi onu önümüzdeki günlerde anlayacağız..