Eskişehir hafta sonuna beklenmedik bir durumla karşı karşıya kaldı.
Cumartesi günü gece yarısından itibaren başlayan ve planlanan sürenin saatlerce aşıldığı bir su kesintisi yaşandı.

14 mahalle etkilendi.

Ağırlıklı olarak Tepebaşı bölgesi…
Batıkent, Yaşamkent, Aşağı Söğütönü, Yukarı Söğütönü, Zincirlikuyu, Şirintepe, Uluönder, Ertuğrulgazi, Çamlıca, Sazova, Orhangazi, Boyacıoğlu, Karagözler ve Karacaşehir gibi yoğun nüfuslu bölgelerde saatlerce sular akmadı.

ESKİ ekipleri gün boyunca sahadaydı, çalışmalarını sürdürdü.
Ortada ne bir duyarsızlık ne de bir ilgisizlik vardı.
Oldu mu oluyor…
Sonuçta bu bir arıza.
Ne zaman olacağı belli değil, ne zaman çözüleceği de.

Ancak mesele teknik olmaktan çıkıp siyasi bir linçe dönüştü.
Sosyal medya üzerinden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ve ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’e organize saldırılar başladı.
“Yönetemiyorsunuz” söylemleri kısa sürede Özen’in istifasının istenmesine kadar vardı.

Ne kadar komik, değil mi?
Bir gün su kesildi diye bir kurumun genel müdürünü istifaya çağırıyoruz.

Oysa bu ülkede ekonomi yıllardır kesik, hukuk damla damla akıyor, gelecek ise tamamen kurak.

Bu yaşananların yanında bir günlük krizden istifa beklemek komik değil mi?
Yoksa bizim derdimiz sadece musluk mu?

Asıl tuhaf olan ise bu istifa çağrısının Odunpazarı Belediyesi cephesinden başlatılması.
Anlamsız, zamansız ve hedefli bir şekilde ESKİ’ye saldırıya geçildi.
Üstelik bu çıkışı başlatan isim belediyede görev yapan bir danışman.

Hatta konu saptırıldı.

Yeniden Büyükerşen defterleri açıldı.

Amaç nedir?

Hırs mı?

Dinmeyen öfke mi?

Bitmek bilmeyen kin mi?

Peki ya zamanı mı?

Şimdi sırası mı?

AK Parti’nin muhalefet yapması siyasetin doğası gereğidir.

Kimse buna şaşırmaz.
Ama CHP’nin kendi içinde sancılı bir süreç yaşadığı bu dönemde böylesi bir tartışma sizce normal mi?

Durduk yere bu istifa çağrısı neyin nesi?
Bu bir siyasi operasyon mu?

Öte yandan AK Parti İl Başkanı’ndan milletvekillerine kadar herkes bir günlük susuzluk üzerinden belediyeyi eleştirdi.
Bu da normal.

Peki, her konuda anında refleks göstermesiyle bilinen CHP İl Başkanı Talat Yalaz neden tek kelime etmedi?
Neden suskun kaldı?
Korktu mu?
Yoksa bu operasyonun bir parçası mı?

Yoksa CHP ile AK Parti, Eskişehir özelinde “sudan sebeplerle” geçici bir ittifak mı kurdu?
Yalaz, suskunluğuyla Albayrak’a destek mi verdi?

Sorular çok fazla…

Ama…

Asıl soru şu?
Ayşe Ünlüce yıpratılarak ne amaçlanıyor?

Şunu herkes bilsin…
Ayşe Ünlüce bu tür suni krizlerle uğraşacak bir isim değil.

Bir günlük su kesintisinden siyasi infaz çıkarmaya çalışanlar yarın gerçekten hesap sorulması gereken gün geldiğinde aynı gürültüyü çıkarabilecek mi asıl mesele budur.

************

Kuantum Özge der ki:

Herkes bir şey istiyor ama kimse iyilik dilemiyor.
Belki de bu yüzden bu kadar yorgunuz.”