Gazeteciler Günü, yılda bir kez mesajlarla, kahvaltılı buluşmalarla, gece kutlamalarıyla karşılığını bulan fakat aslında her gün verilen bir mücadelenin adıdır. Gazetecilik kutlanmaktan çok anlaşılmayı sözde değil daha çok özde desteklenmeyi hak eden bir meslektir. Gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir; doğruyu aramak, yanlışı göstermek, susulan yerde konuşmak, konuşulan yerde sorgulamaktır. Gücün karşısında eğilip bükülmeden durabilme cesareti, bazen bir fotoğraf karesinde bazen tek bir cümlede gerçeği tarihe not düşebilmektir.

Özellikle yerelde gazetecilik yapmak bazen zor olabiliyor. Herkesin birbirini tanıdığı şehrimizde yazdığınız bazı yazılar birilerini rahatsız edebiliyor. Sonrasında; telefon veya mesaj ile uyarı gelebiliyor. Uyarılar kimi zaman çirkin gelebiliyor. Hatta tehditvari olabiliyor. İlan veren bir kurumun yetkilisi ise ilanların kesilmesiyle yapılabiliyor. Bazen de kapılar sessizce kapanabiliyor.

Pek çok basın açıklaması yapılıyor. Bunun için gazetecileri davet ediyor. haberinin yapılmasını gazetede okunur yerde haberinin çıkmasını dahi isteyebiliyor. Gel gör ki yerel gazetelerin birine dahi abonelik yapmıyor. Bayiden satın da almıyor. Telefondan okuyorum diyor. Açıklama yapmaya sıra gelince de basına değer veren açıklamalar yapıyor.

Bugün gazeteciler yalnızca haberi değil; iş güvencesizliğini, ekonomik zorlukları, sansürü ve otosansürü de omuzlarında taşıyor. Uzayan mesailer, düşen ücretler ve belirsiz yarınlara rağmen sabah erkenden sokağa çıkıp haber peşinde koşuyorlar.

Gazetecilik bir işten öte, kamusal bir sorumluluktur. Tarafsızlık tartışmaları içinde asıl mesele tarafsız olmak değil, aslında gerçekten yana taraf olabilmekti

Yerel basın bir kentin hafızasıdır; unutulanı hatırlatır, görmezden gelineni görünür kılar. Yerel gazetecilik büyük manşetlerden çok küçük ama hayati hikâyelerle ilgilidir. Bir esnafın siftahsız günü, bir mahallenin hatta şehrin Kurtuluş Pazaryeri örneğinde olduğu gibi yıllardır çözülmeyen sorunu çoğu zaman ulusal gündeme girmez ancak o kentin gerçeğidir.

İşte bu gerçekleri haberlerine, köşelerine taşıyanlar da pek çok sorunun çözümünün de görünmez kahramanlarıdırlar.

Kutlamalar, basın açıklamaları yerine daha çok basın özgürlüğü sağlayabildiğimizde günümüzü daha keyifli kutlayabiliriz. Soru sormaktan korkulmadığı, haber yaptığı için hedef gösterilmediği, emeğinin karşılığını alabildiği günleri umut ediyorum bütün gazeteciler için.

Bugün; gerçeğin peşinden gitmeyi seçen herkesin günüdür. Susmayanların, gördüğünü yazmaktan vazgeçmeyenlerin günüdür. Kutlamalar sözde kalmamalıdır. Şehrin bütün aktörleri yağmur çamur demeden, gece gündüz haber peşinde koşan ve aynı zamanda problemlerle boğuşan gazetecilere destek vermeliler ki zamanı geldiğinde habersiz kalmasınlar.

Gazetecilik yapan herkesin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kutlu Olsun.

******************

10 Ocak aynı zamanda biricik oğlum Berkan GÖKCE’nin de doğum günü. Kendisine sağlıklı, mutlu sevdikleri ve de sevenleri ile nice yaşlar diliyorum.