İki bakanımız değişti. Yemin ederek göreve başlayacaklardı. İki bakanın yemininin önüne geçmek mümkün değildi. Yemin etmeleri engellenseydi, bakanlar göreve gelmeyecekler miydi? Kavganın bir mantığı olduğunu düşünmüyorum. Kör döğüşü gibi bir şey ortaya çıktı. Enerjiler boşa harcandı.
Merkez Bankası başkanımız Fatih Karahan, geçtiğimiz günlerde ‘Enflasyon Raporu’ toplantısı yaptı. Her üç ayda bir yapıldığı gibi enflasyonun neden düşmediği konusu başta olmak üzere, ekonomik durum ile ilgili bilgi verildi. Soru cevap kısmı kamuoyunun daha çok ilgisini çekti.
YASTIK ALTI
Zengin veya dar gelirli yurttaşlarımızın hepsinin yastığını altında zor günler için birkaç veya çokça altın vardır. Tasarruflarını yastık altı altına yatırmak sadece Türklere göre bir iştir. Türkiye’deki kuyumculuk sistemi, çarşıları başka ülkede yoktur. Balkanlarda yaşayan Türk kökenliler, altın almak için Edirne veya Kırklareli illerimizdeki kuyumcular çarşısına gelir. Türk’ün yastık altına altın atması engellenemez. Bu durum sürecek. Fiziki altın hepimizin çok sevdiği bir durumdur. Genel değerlendirme ile altın güvenli limandır.
BÜYÜK BORCUMUZ VAR
Her açıdan riskli bir coğrafyada yaşıyoruz. Türkiye inatla 12 Eylül sonrasından bugüne neoliberal politikalar izliyor. Siyasi yaşamımızın vazgeçilmeyen partilerin neredeyse tamamına yakını aynı ekonomik politikaları savunuyor. Son yıllarda depremler ve yıkılan şehirlerimizin yeniden imarı 2023 yılından bu yana ülkemizin borç yükünü arttırdı. Ekonomik sıkıntılar yastık altında olduğu söylenen 600 milyar dolarlık altını gündeme getiriyor.
FAİZE PARA
Maliye Bakanlığının verilerine göre 2026 bütçesinde ödenecek devlet tahvili faizi 2 Triyon 700 milyar olarak öngörülüyor. Bu rakam, Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı ve diğer tüm bakanlıkların bütçesinden daha fazla olduğu görülüyor. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, bunun için kaynak bulmaya çalışıyor. Kaynak olarak da, 10 milyar dolarlık özelleştirme hedefi konuldu. Özelleştirme kapsamında başta Zonguldak kömür madenleri olmak üzere; Türk Telekom, enerji nakil hatları gibi Türkiye’nin özelleştirmelerden kalan kamu malları bulunuyor. Tüm bunların satışından elde edilecek hedef gelir 10 milyar dolar, yani 437 milyar TL olarak belirlendi.
ALTINLARIN ÖNEMİ
Halbuki yastık altında 600 milyar dolarlık ekonomi dışına çıkarılan altın var. Yine, yurt dışına çıkarılan, yurtdışı bankalara yatırılan yurdumuzda kazanılmış 500 milyar dolar para da bulunuyoruz. Bazen sohbetlerimizde söylediğimiz Türkiye zengin ülkedir. Söylemi bu rakamlara bakıldığında doğru olduğu görülüyor. Ekonomistler rakamları üst üste koyarak, 1 trilyon 100 milyar dolar gibi bir kaynağın ekonomimizin dışında tutulduğu kaydediliyor. Ekonomi dışına attığımız kaynaklarımız kamu borcumuzun 4 katı olduğu görülüyor. Özelleştirmeler ile elde edilecek gelir en fazla10 milyar dolar olarak açıklanıyor.
ÇILGIN TÜRKLER
Mecliste bile hiç yoktan, kavga çıkarılırsa, bu olumsuz tablo herkese yansır. Turgut Özakman’ın yazdığı ‘Çılgın Türkler’ kitabı aklıma geliyor. Herkesten kurtuluş savaşına katkı bekleniyor. Emirdağ kaymakamı kara kara düşünürken, ilçenin delisi sadece mal varlığı olan bir çift çorabı yıkayarak, kaymakama getiriyor. İşte, neoliberal ekonomi politikalarından vazgeçilerek, tekrar bu ruhun ortaya çıkması sağlanmalıdır.