Türkiye’nin gündemi çok hızlı değişiyor. Aynı, durum Eskişehir’de elbette yok. CHP il başkanı da bazı çıkışlarda bulunmasa, buna iktidar partisi cevap vermemiş olsa herhalde şehirde gündem adına yaşanan bir şey olmayacak. Arada belediyenin rutin işleri ve odaların seçim haberleri arasında yuvarlanıp gidiyoruz. Bizde olmasak, Eskişehir’de geçmiş, bugün ve gelecek birbirine bağlanamayacak. Geçtiğimiz günlerde telefon ile arayan Yılmaz Hoca da ”Olmasan, geçmişi kimse hatırlamayacak. Bugüne yön veremeyecek” dedi. Dünde kendisini ziyaret ettiğim Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Selma Güder de aynı şeyi söyledi. Televizyonda yaptığı programda, kıdemli bir ziraatçının Eskişehir için önemli olan benimde içinde bulunduğu bir anısını paylaştığını söyledi. Eskişehir için yaşananlara şaşırdığını söyledi. Gazeteci böyledir. Gazeteci, kendisi haber olmaz. Gazeteci haber verir. Gönümüzde bu ölçü kaybolduğu için, havanda su dövülmesini her akşam televizyonlardan izliyoruz. Okuyucu ve izleyici artık farklı merkezler arıyor.

DÜNDAR GÜNDEME GETİRDİ

Yunanlı bir siyaset adamının açıklamalarına, tam ters yerde duran yılların gazetecisi Uğur Dündar’ın çıkışı, bir anlamda milli devlet anlayışının yeniden gündeme ve tartışılmasına neden oldu. Vezuela'nın Devlet Başkanı Maduro'nun ABD güçlerince yakalanıp kaçırılması dünyada büyük tepki çekti. Amerika’ya karşı yeni bir cephe oluşmaya başladı. Yunan askeri güçleri ile Eskişehir’de ciddi iki savaş yaşandı. Savaşlar, Türk askerinin Yunan kuvvetlerini bozguna uğratarak, İzmir’de denize dökmesi ile sona erdi. Kurtuluş savaşının başarıya ulaşmasından sonra, Atatürk ve arkadaşları Yunan devlet adamları ise dost oldu. Karşılıklı övücü mesajlar verdiler. Yunanistan ile aramız Kıbrıs Barış Hareketi sırasında bozuldu. O dönemde zaten Yunanistan’da cunta yönetimi vardı. Türk askerinin adaya çıkması ile cunda da ortadan kalktı. Hatta o dönem Ecevit,” Sadece Kıbrıs’a değil, Yunanistan’a da barış getirdik” dedi. Türk devlet adamın bu sözü tarihe geçti. Yunan halkı ile Türk halkı arasında bir sorun yok. Yunan politikaların zaman zaman gelişi güzel çıkışları veya Türk-Yunan sınırını değiştirme çabaları gerilimlerin artmasına neden oluyor. Yunanlı siyasetçi ve hukuk adamın gelişi güzel Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hakkında sözler söylemesi, Türk halkını kızdırdığı gibi, ülkemizin önemli gazetecisi Uğur Dündar’da büyük tepkisine neden oldu. Yakından tanıdığım, Eskişehir’de ağırladığımız Uğur Dündar, en başta disiplini çok sever.

DÜNDAR’IN SERT CEVABI

Dündar yapay zekâyı kullanarak, rastgele konuşan Yunanlı politikacıya, ülkemizin muhalif bir gazeteci olarak cevap veren Uğur Dündar, milli duruşun ne dem olduğunu da unutanlara hatırlattı. Son çalıştığı gazetede, birkaç gazetecinin işine son vermesi üzerine, kendisi de o gazeteden ayrılan Uğur Dündar Yunanlı politikacıya, ”Sonunuz yine denize dökülmek olur. Sizin gibi tarih okumamış cahiller için çok büyük sözler bunlar. Pişman ederiz." dedi. Ülke içinde birbirimizi ötekileştirmeye çalıştığımız bir ortamda, muhalif gazeteci ve aydın kimliği ile sosyal medyadan Yunan politikacı ve hukuk adamına Uğur Dündar’ın verdiği ders çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı demek, bir anlamda milli devletimizin en öndeki temsilcisidir. Milli devletin ne demek olduğunu ve değerini son Venezuela olayında anlamış olduk.