Nihayet büyük(!) gün geldi çattı. Aralık ayı enflasyon rakamı TÜİK verilerine göre ne çıkacak bu sabah saatlerinde öğreneceğiz. Ve TÜİK’ in açıklamalarına bakacağız ve özellikle emekliler için 2026 yılında uygulanacak olan maaş artış oranı da belli olacak. Ekonomideki büyüme iddialarına rağmen rakamlar büyürken alım gücü sürekli düşen ücretli kesimlerin maaşlarına zam değil, geçtiğimiz 6 aylık sürede kaybettiklerini telafi etmek için yapılacak bir artıştan söz ediyoruz. Kimse kimseyi kandırmasın açıklanacak oran sadece sözüm ona kayıpları telafi rakamı olacak. Tabii ki kayıplar telafi bile edilmeden verilecek bu oranın üzerinden bile yeni kayıplar başlıyor.

Trafik cezalarından, ÖTV artışlarına, akaryakıt zamlarından, pazardaki sebze ve meyveye uzanan çizgide insan hayatını zorlaştıran artışları bırakın telafi etmeyi kayıpları daha da arttırdığına tanıklık ederken açıklanacak oranların hiç ama hiçbir önemi yok. Şimdi bugün açıklanacak oranlardan sonra ortaya çıkacak tablo emin olun kimseye mutlu etmeyecek.

Günlerce süren Asgari Ücret Tespit Komisyon toplantılarının sonunda ortaya ne çıktı? Daha komisyon toplanmadan bazı uluslararası bankaların öngördüğü 28 Bin lira civarındaki bir rakamın günler süren çalışmaların ardından gerçeğe dönüştüğünü görmek bizi çok mu şaşırttı. Daha asgari ücretin belirlenme sürecinde elleri düğmede fiyat artışları için bekleyen kesimlerin rakamlar açıklanır açıklanmaz düğmeye bastıklarına da tanıklık etmedik mi? Asgari ücretlinin eline Şubat ayının ortalarında geçecek bir artışı gerekçe gösteren kesimlerin Aralık ayının ikinci yarısından itibaren yeni fiyat artışlarına yöneldiğini hepimiz biliyoruz. Deniliyor ki “fahiş fiyat artışlarına fırsat verilmeyecek, denetimler arttırılacak!” Kaç kişiyle ve ne zaman? Fiyat artış denetimleri sırasında kesilen cezaların devede kulak olduğunu görüyoruz.

Sonuçta olan yine dar ve sabit gelirli kesimlere olmuyor mu?

Resmi görüyoruz. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 12.5, memur emeklileri için yüzde 18 civarında bir maaş artışı olacak. Memur emeklileri ile SSK ve Bağ-Kur emeklileri arasındaki makas açılırken memur emeklilerinin en düşük maaş alan kesiminin bile asgari ücretin altında kalacağını bilmek için kahin olmaya gerek var mı?

Kiralar, çarşı-pazar ve özellikle temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarına emeklinin ve asgari ücretlinin yetişmesi nerede ise hiç mümkün değil. Tozpembe resimler çizerek toplumun temel sorunlarının çözüme kavuştuğunu söyleyerek nereye kadar durumu idare edebilirsiniz? Şu ağır kış şartlarında evinde kombisini bile yakamayan emeklileri düşünün. Evinde lambasını yakmadan oturan insanların boş buzdolaplarına selam çakarak hangi problemi çözebilirsiniz? Vatandaşın yüzde 90’nına milli gelirden yüzde 10’luk bir pay, yüzde 10’nuna da yüzde 90’lık bir pay vererek sosyal adaleti daha ne kadar sağladığınıza inanacaksınız?

Her defasından halinden memnun olduğunu anlatmak için lüks mekanlarda oturan bir avuç mutlu azınlığı örnek gösterenlere inat bugün çalışıp çabaladığı halde geçim sıkıntısına mahkum milyonların sesine kim ne zaman kulak verecek merak ediyorum. TV ekranlarında yayınlanan “milyoner programları” ile illüzyon yaparak insanların kendilerini mutlu hissetmelerini sağlayacağını sananlar gerçekten aldanıyorlar. Bir taraftan kılıç kalkan ekibi dizilerle hamaset yapanlar diğer yandan mafyavari diziler ile toplumun ayarları ile oynadıklarının farkındalar mı acaba? Açlığı hamaset ve ucuz kahramanlıkla bastırmak mümkün mü dersiniz? Bence bir yere kadar belki ya sonrası… İşte orada gerçekler ile yüzleşiyorsunuz… Kaşığın ucuyla verip sapıyla göz çıkartarak hiçbir sorunu çözemezsiniz…