CHP Genel Başkanı Özgür Özel Eskişehir’e geliyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programına katılacak.
Programın detayları henüz paylaşılmış değil.
Ama belli ki kentte yine hareketli bir gün yaşanacak.
Malumunuz Özgür Özel Eskişehir’e geldiği bir gün kendisine bir gazete uzatmıştım. Eline gazeteyi verince de ortalık biraz karışmıştı doğrusu.
Gündem olmuş, epey konuşulmuştum.
Kolay iş değil tabii…
CHP’nin içinde yaşanan sıkıntıları tek bir haberde toparlayıp genel başkanın eline tutuşturmak her babayiğidin harcı değildir.
Gazetecilik refleksi diyelim.
Şimdi yine geliyor. Ama merak etmeyin…
Bu kez eline gazete falan vermeyeceğim.
Bir kere oldu, yeter! Ancak şu da var…
CHP’de yaşananları yeniden bir haber dosyası haline getirmeye kalksam Sayın Özel’e bir gazete daha vermem aslında pekala mümkün.
Mesela…
CHP İl Örgütü içerisinde kurulan “Koca Çınarlar” grubundan haberi var mı acaba?
Örgüt içinde oluşan bu muhalif grubu nasıl değerlendiriyor dersiniz?
Ya da İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir’in istifası…
Durduk yere mi oldu gerçekten?
Yoksa “durduk yere gibi görünen” şeylerin arkasında başka hikâyeler mi var?
Üstelik istifanın ardından seçim yapılmadı, atama yapıldı.
Eeee insanın aklına şu soru geliyor: CHP atamaların partisi mi oldu da bizim mi haberimiz yok?
Yoksa Sayın Özel’in mi hiçbir şeyden haberi yok! Hadi onu da geçelim…
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde eğlence düzenleyen il örgütünü hatırlıyorsunuzdur.
O konuyu gündeme taşıdıktan sonra “bağışlar depremzedelere aktarılacak” açıklaması yapılmıştı.
Peki, gerçekten bağışlandı mı?
İl kongre sürecinde yaşanan delege seçimlerine hiç girmiyorum.
Girersem, çıkamam! TOMA işlevi gören bir belediye ile mücadele etmesi kolay olmadı tabanın…
Ya talimatı sizden aldılar.
Ya da tarihinde görülmemiş bir seçime tanıklık ettik.
Sahi haberiniz var mıydı bütün bu olanlardan?
Biz sorunca cevap alamıyoruz.
Ama Sayın Genel Başkan sorsa eminim ki hemen cevap verirler.
Ne de olsa bazı soruların muhatabı değişince cevaplar da hızlanabiliyor.
Efendim, yanlış anlaşılmasın…
Ben Eskişehir’de CHP’den sorumlu baş muhabirim.
Yani konunun biraz içindeyim diyelim.
Hani ukalalık gibi olmasın ama… Bazen içeride olup bitenlere dışarıdan gelenlerden biraz daha hâkim olabiliyoruz. Ama sakın endişe etmeyin.
Bu kez Sayın Özgür Özel’in eline gazete vermeyeceğim. Söz. Fakat olur da karşılaşırsak…
Söyleyecek birkaç sözüm mutlaka olur.
Dinlemez mi?
Vallahi dinler… Billahi dinler…
Çünkü bir gazeteciyi dinlemekten kim korkar ki?
Hele ki o gazeteci bir partinin ciğerini röntgene çeker gibi okuyabiliyorsa…
***************
Arif Anbar’ın cevap hakkı!
Dün kaleme aldığım “Bir halk adamının yolculuğu ve zamanı durduran saat” isimli köşe yazımın ardından meslektaşım Arif Anbar aradı.
Kitap hakkında biraz konuştuk.
Cevap hakkını kullanmak istedi.
Elbette dedim.
Aynen iletiyorum o halde:
“Kitabın masraflarını ben karşıladım. Çünkü kitabın yazarı benim. Sözleşme, adıma fatura ve dekont da elbette elimde. Öte yandan; kırk yıldır partisine, 80'li yıllarda devrimci yurtseverlere, milletvekiliyken ülkesine, devam eden belediye başkanlığı dönemi boyunca memleketine katkı yapmış, yoksul bir köy çocuğu olarak doğup Cumhuriyet'in imkanlarıyla bugünlere gelmiş bir siyasetçi olan Kazım Kurt'un hayatı herkese ufuk açacaktır."