Yıllar önce köprübaşında dolaşırken, birden önüme Haldun Dormen çıktı. Tek başına dolaşmaya çıkmış. İlk önce köprübaşında karşılaştığım kişinin Haldun Dormen olup olmadığı konusunda tereddüt yaşadım. Peki, Haldun Dormen Eskişehir’de yaşamaya mı başlamıştı? Bu arada Köprübaşı’nın bugün Köprübaşı olduğunu unuttuk. Köprübaşına bir sürü isim verildi. Hafızamız ‘lümpenliğe’ tercih ediliyor. Bu da ayrı bir meseledir.

ESKİŞEHİR’E ÖZEL

Köprübaşı’nda karşılaştığımız dünya ölçeğindeki sanatçımız Haldun Dormen’in Eskişehir’de senfoni orkestrası eşliğinde ‘Lüküs Hayat’ eserini sahneye Eskişehir uyarlaması olarak sahnelemek için geldiğini anladım. Lüküs Hayat, ülkemizde ilk kez, 1933 yılında Cemal Reşit Rey tarafından bestelenmiş bir operetti. İstanbul’da o yıldan bu güne kadar sergileniyordu. Eskişehir’de Haldun Dormen’in çalışması, Eskişehir’e özgü olacaktı. Yani, Yılmaz Hoca, Haldun Dormen’i de Eskişehir’e kazandırmıştı.
Provalarına gittik. Bir de baktık. Orkestrayı Mersin Opera ve Balesinin Orkestra şefi Aytuğ Ülken, yönetiyordu. Ülken, beni görünce çalışmaları keserek” Can Abi” diye seslendi. Ülken, Çaykovski Konservatuvarı mezunudur. O yılları biliyorum. Onun sıkıntılarını birlikte paylaşmıştık. Haldun Dormen çok sıkı disiplini ile herkesin başında boza pişiriyordu. Büyükşehir Senfoni Orkestrasını da işin içine katarsan dev bir kadro ortaya çıkıyordu.

ESKİŞEHİR MEMLEKET

Lüküs Hayat, Eskişehir uyarlaması yıllardır büyük ilgi görüyor. Haldun Dormen’in Şehir Tiyatroları ile çeşitli çalışmaları da var. İstanbul’dan uzaklaşmanın kendisine iyi geldiğini belirten Dormen,” İstanbul artık çekilmiyor. Eskişehir moralimi düzeltiyor. İyi bir tiyatro izleyicisi var. Büyük bir zevkle çalışıyorum. Eskişehirliler ile bütünleşiyorum” diyordu. Şimdi, onun tekrardan tedavi gördüğü hastaneden çıkarak, normal yaşama dönmesini ve onu köprübaşında gezerken görmek istiyoruz.
Bugün Şef Aytuğ Ülken, Büyükşehir Belediyemizin Şefi Prof. Dr. Burak Tüzün ve de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Eskişehirli şefi Cem’i Can Deliorman’ı da yetiştiren Balkan Türk’ü Sami Hatipoğlu’dur. Bulgaristan Türk’ü Sami Hoca, Bulgaristan’da 20 yıl müzik konusunda görev yaptıktan sonra, Türkiye’ye geldi. Bugün hayatta değil. Ama yetiştirdiği öğrencileri Eskişehirlilere hizmet etmeye devam ediyor. Bu vesile ile Eskişehir’e görünmeye katkıları olan Sami Hocamızı da anmak istedim.

VEFA ÖNEMLİDİR

Son yıllarda vefa sözcüğü unutuldu. Büyükşehir Belediyesi Haldun Dormen’in ismini Haller Gençlik Merkezi Tepebaşı sahnesine verdi. 4 ünlü tiyatrocumuzun isimleri sonsuza kadar, kendi ismini taşıyan sahnelerimizde yaşayacak. Kibarlığı ve herkese ‘Şekerim’ diye hitap etmesi ile bildiğimiz, Haldun Dormen’e sağlıklar diliyoruz.


.