Her gün Eskişehir sokaklarında eylem yapan emekli, işçi ve dar gelirliyi görüyoruz. Televizyonlarda, konuşan ekonomi uzmanları da ekonominin gidişatını eleştiriyorlar. Şu yaşımıza geldim. Aklımız erdiğinden bu yana ne ekonomik krizler gördük. En büyük ekonomik kriz 12 Eylül’e giderken yaşandı. 12 Eylül bu kriz nedeniyle yapıldı. Yoksa, bu halk o ekonomik tedbirleri kabul etmezdi. Bir anlamda ‘sopa’ ile tedbirler kabul edildi. Ekonomimizin kaç kez düzeldiğine de şahit olduk. Sıcak para muslukları ekonomimizi hemen düzelmesini sağlıyor. Ekonomiler düzeliyor, ama geriye kalan hep çürüme olmuştur.
ÖNEMLİ GERÇEK
Ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar, emperyalistlerin Ortadoğu’ da uygulamaları toplumumuzu da bozuyor. Gelişen teknoloji, gençlerimizi ve gençlik çağına adım atan Türk insanını da etkiliyor. Bu gelişmelerden Türk toplumu etkileniyor. Emperyalizm çağında, kapital kendini yok etmez. Krizlerle meydana gelen çürümeyi engellemektir. Artan işsizlik, gelir dağılımında düzensizlik, çürümeyi körüklüyor.
CUMHURİYETİN ALT YAPISI
Türkiye coğrafi konumu nedeni ile de saldırı altındadır. Türk insanının tarihten gelen özellikleri ve geçen yüzyıl başında Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyetin kazanımları çürümeyi engelliyor. Türk toplumunu ayakta tutuyor.
ÇOCUKLAR İÇİN YASA
Devletimiz geleceğimizin teminatı olan çocuklar için harekete geçti. Dijitalleşme le birlikte, günümüzde her çocuğun elinde küçük bir bilgisayar niteliğinde internete kolaylıkla girebildiği, cep telefonu var. 15 yaş altı çocukların içinde Eskişehir’de, cep telefonu olmayan çocuk bulunmuyor. Çocukların akıl sağlığını etkileme boyutunda önem kazanan cep telefonu, ekran bağımlılığı ve de akran zorbalığı dijital ekran ve sosyal medya yasaklarını gündeme getirdi. Meclis bu konuda çalışmaya başladı. Komisyonlardan oy birliği ile geçecek yasa hazırlanıyor. Dün düğmeye basıldı.
YAŞ SEKİZE İNDİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) son verilerine göre 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı yüzde 91,3. 2021’de bu oran yüzde 82,7 idi. Çocukların yüzde 76,1’i cep telefonu veya akıllı telefon kullanıyor, yüzde 63,8’i kişisel bir akıllı telefona sahip olduğu görülüyor. Aynı yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’i sosyal medya kullanıyor. 7-18 yaş arası çocuklar, mobil uygulamaları günde ortalama 4,5 saat kullanıyor. Türkiye’de internet ve akıllı telefon kullanımına başlama yaşının 8’e indiğini de biliniyor.
YAPILANMAYA İHTİYAÇ VAR
Sosyal medya ve internetteki hatalı içeriklerin bireyin ve ailenin değer yargılarını bozduğunu biliyorum. Ülkemizde bu yıkıma ve sonrasında bir yeniden yapılanmaya olan ihtiyaç daha fazla, ancak kontrolsüz bir yapıyla sağlıklı bir yapının inşaa edilemeyecek oluşu devlet aygıtının bilinçli müdahalesini zorunlu kılıyor.
SINIR KOYMAKTA ZORLANIYORUZ
Avusturya ve Avusturalya 16 yaş altına sosyal medya kullanımını yasaklamış durumdadır. Fransa 18 yaş altına yasaklamayı düşünüyor. Toplum olarak çocuklara sınır koymada zorlanan bir yapımız var. Uzmanlar, sınır koymanın anne ve babanın işbirliği içinde uyumlu çalışmasını gerektiren bir konu olduğu görüşünde birleşiyorlar. Dün Milli Eğitim Müdürümüz yaptığı çalışmaları anlattı. Ama, dijital gelişmeleri de konuşmamız gerekiyor. Örneğin okullarda yaşa uygun sağlıklı ve bilinçli farkındalık eğitimi verilmezse, internetin-sosyal medyanın kısıtlanması sorunları artırabilir. Dijital çağda bakalım önümüze daha neler çıkacak? Çürümeden çocuklarımızı, gençlerimizi ve hepimizi korumalıyız.