Lahmacun deyince bir zamanlar garibanın atıştırmalık ve en ucuz karın doyurma yiyeceği akla gelirdi. Yıllar yılları kovaladı bugün bir adet lahmacun gariban için gerçekten lüks bir tüketim maddesine dönüştü. Fırsat bulduğum her an haberleri izlemeyi tercih ederim. İşimizin gereği elbette yaptığımız. Yine bir haber saatinde dikkatimi çeken lahmacun ile ilgili gelişmeleri dikkatle takip ettim. 2021’den 2026’ya lahmacunun asgari ücret üzerinden kayıp hikayesi dikkatimi çekti. Haberde 2021 yılında asgari ücretlinin aldığı para ile tamı tamına 470 adet lahmacun yiyebildiği, bugün ise asgari ücretle ancak 155 lahmacun alınabildiği anlatılıyordu. Arada tamı tamına 315 kayıp lahmacunun varlığından da söz ediliyordu. Haber lahmacun hikayesi değil kayıp lahmacunların hikayesiydi.

Gelin bu çarpık düzenin, uygulanan ekonomik politikaların bizi getirdiği noktaya… 2021 yılında uygulanan asgari ücret sadece 2 Bin 825 lira iken bugün yani 2026 yılında asgari ücret 28 Bin 75 liraya yükselmiş. Aradaki fark tam olarak 10 kata ulaşmış. Evet rakamlar gerçekten çok çarpıcı değil mi? Çoğu zaman iktidarın “emekli maaşını, asgari ücreti şu kadar yılda bu kadar kat arttırdık” diye övünmeleri boşuna değil. Buraya kadar her şey normal… Anormal olan nedir? 5 yılda 10 kat artan asgari ücretin alım gücü…

Bir ara eski Hazine ve Maliye Bakanı çıktığı bir programda gazetecinin dolar üzerinden sorduğu sorular karşısında, “Siz dolarla mı maaş alıyorsunuz?” çıkışı çok konuşulmuştu. İnsanların dolarla maaş almadıkları aşikar olmasına rağmen kazandıkları paranın alım gücünü kıyaslayabilecekleri en somut karşılaştırmanın dolar üzerinden yapılmasından doğal bir şey yok aslında. Ancak iktidarın bu konuya olan itirazı sebebiyle insanların aldıkları ücretleri başka ürünler ile karşılaştırmaları da son dönemde yaygın bir hale geldi.

Bu karşılaştırmalardan biri de yukarıda sözünü ettiğim haberde lahmacun üzerinden yapılmıştı. Asgari ücret 5 yılda 10 kat artmıştı ama 5 yıl önce fiyatı 6 lira olan bir lahmacunun 180 liraya satılmasıyla sadece lahmacun fiyatı tamı tamına 30 kat artmıştı. Yani 5 yıl önce eline geçen parayla bir ayda 470 lahmacun alabilen bir asgari ücretli bugün eline geçen parayla ancak 155 adet lahmacun alabiliyorsa bu durum elbette sorgulanır değil mi? Bu hesaplamalara göre sahi arada buharlaşan 315 lahmacunu kim yedi dersiniz? Bu sorunun aslında çok çeşitli cevapları olabilir ama iğneyle kuyu kazmaya gerek yok. Aradaki lahmacunu “enflasyon canavarı” yok etti.

Artan ücretlere rağmen insanların alım gücündeki düşüşü izah edecek birileri çıkar mı dersiniz? Aslında herkes durumun farkında ama olaya farklı perspektiflerden bakıldığı için durum idare edilmeye çalışılıyor. Bana sorarsanız bizi her defasında daha da fakirleştiren, yoksullaştıran ve bu yoksulluğu kalıcı hale getiren şey mücadele edildiği söylenen “enflasyon” olmakla birlikte fakir fukarayı, dar ve sabit gelirli kesimleri kim koruyacak dersiniz?

Derdim sadece birilerini eleştirmek değil, derdim kesinlikle bir durum tespiti yaparak birilerinin büyük resmi görmelerine katkı yapmak. “En kötüsü geride kaldı” diyerek insanların umutlarını ve hayallerini erteleyerek ömür doldurduklarını görüyor ve hayata dair beklentilerinin zayıflamasını içimize sindiremiyoruz.2026 yılı emekli için de, asgari ücretli içinde hatta emekli ve asgari ücretliye göre biraz daha şanslı olduğunu düşündüğümüz kamu çalışanları içinde hiçte öyle kolay geçmeyecek.

Kaybettiğimiz 315 lahmacun mu, yoksa hayallerimiz ve umutlarımız mı?