Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Küçük Sanayi Sitesi’ni ziyaret ederek esnafla bir araya gelmiş. Ziyarete ilişkin paylaşımını sosyal medya hesabından yapan Albayrak, Küçük Sanayi Sitesi’nde altyapı ve yol sorunlarına dikkat çeken Albayrak, paylaşımında şu ifadeleri kullanmış: “Eskişehir Küçük Sanayi bildiğiniz gibi… Yollar köstebek yuvası, her yer çamur... CHP’li belediyeler burayı yıllardır kaderine terk etmiş olsa da esnafımızla neşemiz yerinde. Mazeret üretenlere inat, biz çözüm için sahadayız.” Ziyaret sırasında özellikle bozuk yollar, çamur ve altyapı eksiklikleri gündeme gelirken, esnafın yaşadığı sıkıntılarla ilgili notlar alınmış.

Bazı sorunlar vardır; yıllarca konuşulur ama kimse elini taşın altına koymaz. Küçük sanayi meselesi de Eskişehir için işte tam olarak böyle bir sorundur. Herkes bilir, herkes şikâyet eder ama konu çözüm aşamasına gelince herkes susar. Sonra da ortaya çıkıp “Bu noktaya nasıl geldik?” diye sorarız.

Eskişehir’de küçük sanayi sitelerinin durumu yeni keşfedilmiş bir sorun değil. Bugün anlatılan riskler, on yıl önce de vardı. Trafik, yangın tehlikesi, altyapı yetersizliği, çevre kirliliği… Hepsi biliniyordu. Peki o gün neden susuldu da bugün konuşuluyor? Ya da şöyle sorayım, “Küçük Sanayi Sitesi” ara ara ısıtılıp üzerinden siyaset üretilecek bir sorun mudur? Şundan herkes emin olsun kimse buradan siyaseten bir kazanç elde edemez.

Küçük Sanayi Eskişehir’in özellikle Odunpazarı’nın kalbinde ciddi bir sorun olarak durmaktadır. Hatırlatalım Halil Kılıç’ın başkanlığı döneminde çözüm için çok ciddi adımların atıldığı ancak son dakika müdahaleleri ile yeniden buzdolabına konulan Küçük Sanayi Sitesi ile ilgili olarak Başkan Kazım Kurt’un da “siyasi geleceğini” geleceği ile ilgili iddialı çıkışlarına rağmen hala çözülemeyen bir sorundur. Bugün oradaki fiziki durumu itibariyle Eskişehir için tam bir çöküntü alanı olarak duran Küçük Sanayi sorununun çözümü için sadece yerel yönetimlerin değil, aynı zamanda merkezi yönetiminde ciddi bir sorumluluğu bulunduğu gerçeğini de gözlerden kaçırmayalım…

Küçük sanayi meselesi artık vaatlerle geçiştirilecek bir başlık değil. Kim bu şehri yönetmeye talipse, kim yeniden yetki istiyorsa, bu konuda net yer, net takvim ve net finansman konuşmak zorunda. Yuvarlak cümlelerin, temennilerin, “bakacağız”ların devri kapandı. Çünkü bu şehir çok kez bekledi. Ve Küçük Sanayi, artık büyük bir sınava dönüştü.

Küçük Sanayi meselesinin bugüne kadar çözümsüzlük girdabına itilmesinin sorumlusu ne başına yerel yönetimler, ne merkezi yönetim, aynı zamanda bölge esnafının da bu işte ciddi bir sorumluluğu olduğunu ifade etmeliyim. Herkes galiba şöyle bir şey bekliyor:”Benim için sorunun çözümü kaybettiğim değil kazandığım bir formül bulunmalı.” Doğrusunu isterseniz dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çözüm üretmek mümkün değil. “Herkesin kazandığı, mağduriyetlerin minimum düzeyde kaldığı bir çözüm için” herkesin üzerine düşen fedakarlığı yapması gerekiyor. Ve artık işin özeti şudur Küçük Sanayi’nin tozu, çamuru ve görüntüsü üzerinden siyaset yapmak yerine tam bir işbirliği halinde çözüm arayışına girmeliyiz. Bölge esnafının insani şartlarda ve en önemlisi modern ve çağdaş merkezlerde işini yapabilmesi için iktidar partisine de yerel yönetimlere de büyük sorumluluk düşüyor. Kimse bu sorumluluktan kaçamaz. Hem de hemen bugün… Zaten yeterince enerji ve zaman kaybı yaşadık, artık daha fazla kayba tahammülümüz kalmadı. Eskişehir’in kalbindeki bu çöküntü alanı seçimden seçime hatırlanacak malzeme konusu olmaktan çıkarılmalıdır.